48,6519$%0,05
56,1652€%-0,03
6.806,31%1,37
11.132,00%1,40
44.372,00%1,40
3687791฿%-0.7195
02:00
14 Eylül 2026 Pazartesi
Dünya'nın Durumu, Türkiye'nin Tarımı
Çektiğin Sıkıntıya Değer mi?
Dumlupınar'dan Aydın'a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın, Uluslararası Yük Limanını Hak Ediyor
Sevilmek mi, Anlaşılmak mı?
Esnafın Yükü Vatandaşa mı Kesiliyor?
Siyasetin en acımasız tarafı, alkışların en yüksek çıktığı günlerde telefonları susmayan insanların zor günlerinde sessizliğe terk edilmesidir.
Dün aynı mecliste omuz omuza duranlar, aynı fotoğraf karelerinde “birlik” ve “beraberlik” mesajı verenler, bugün kendi siyasi geleceklerinin hesabını yaparken, dünün yol arkadaşlarını hatırlamakta bile zorlandıklarına şahit oluyoruz.
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel yaklaşık altı aydır tutuklu.
Bu süre içerisinde Türkiye siyaseti adeta yeniden şekillendi. CHP’de mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlığa döndü. Ardından Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri partiden ayrılarak Yeni Parti’yi kurdu. İl başkanlıkları değişti. Milletvekilleri saf değiştirdi. Belediye başkanları yeni siyasi adreslere yöneldi. Türkiye’nin siyasi gündemi baştan aşağı değişti.
Peki… Bütün bu hengâmenin içinde Ömer Günel’i kim hatırladı? Neden unutuldu?
Son üç aya bakıyorum… Ne Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den güçlü bir sahiplenme açıklaması… Ne milletvekilleri Bülent Tezcan ne de Süleyman Bülbül’den dikkat çeken bir destek… Ne de Yeni Parti Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçi’den kamuoyunda yankı uyandıracak bir sahiplenme olmadı.
Derin bir sessizlik…
Oysa düne kadar Ömer Günel’den söz ederken, “Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı için en güçlü isimlerden biri” diyenlerin sayısı hiç de az değildi.
Bugün ne değişti? Ömer Günel mi değişti? Yoksa hesaplar mı değişti? Siyasette koltuk hesapları başlayınca, dostluklar da askıya mı alındı?
Bir dönem aynı siyasi hedefler için yürüyenlerin, bugün kendi siyasi geleceklerini garanti altına alma telaşıyla eski yol arkadaşlarını yalnız bırakması, siyasetin en ağır vicdan sınavlarından biridir.
Özlem Çerçioğlu’nun farklı bir siyasi çizgiye yönelmesi… Bülent Tezcan ve Süleyman Bülbül’ün Yeni Parti saflarında yeni bir mücadele başlatması… Özgür Özel’in yeni siyasi hareketini büyütme çabası… Bütün bunların arasında Ömer Günel dosyası adeta gündemden düştü. Sanki hiç yokmuş gibi… Sanki yıllarca birlikte siyaset yapılmamış gibi… Sanki aynı meclisler paylaşılmamış gibi…
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Acaba Ömer Günel özgürlüğüne kavuşsaydı ve bugün güçlü bir siyasi figür olarak sahada olsaydı, aynı isimler yine bu kadar sessiz kalabilir miydi? Yoksa bugün susanlar, o gün yanında en önde yürüyenler mi olurdu?
Siyaset, yalnızca seçim meydanlarında omuz omuza fotoğraf vermek değildir. Asıl siyaset, zor zamanda yanında durabilmektir. Asıl dostluk, fırtına çıktığında belli olur.
Bugün Yeni Parti yönetimine düşen görev, yalnızca yeni teşkilatlar kurmak, yeni rozetler takmak veya yeni siyasi hesaplar yapmak değildir. Eğer dün birlikte yol yürüdükleri isimlere karşı bir vefa borçları olduğuna inanıyorlarsa, bunu kamuoyunun görebileceği şekilde ortaya koymaları gerekir.
Çünkü siyasetin hafızası güçlüdür. Kimin zor günde yanında durduğu da, kimin sessiz kaldığı da unutulmaz.
Belki de bugün sorulması gereken en önemli soru şudur: Ömer Günel gerçekten hukukî sürecin gölgesinde yalnız mı kaldı? Yoksa siyasi hesapların arasında bilinçli ya da bilinçsiz şekilde yalnızlığa mı terk edilip ihanete uğradı?
Bu sorunun cevabını en iyi, dün “yol arkadaşım” diyenler vermelidir.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.