48,6502$%0,05
56,1519€%-0,05
6.795,03%1,21
11.114,00%1,24
44.299,00%1,23
3675395฿%-1.93806
02:00
24 Ağustos 2026 Pazartesi
Dünya'nın Durumu, Türkiye'nin Tarımı
Çektiğin Sıkıntıya Değer mi?
Dumlupınar'dan Aydın'a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın, Uluslararası Yük Limanını Hak Ediyor
Sevilmek mi, Anlaşılmak mı?
Esnafın Yükü Vatandaşa mı Kesiliyor?
Bazılarınızın “ibadeti üretme ile mi sınırlandırıyorsun” dediğinizi duyar gibiyim. Hemen belirteyim. Ne öyle bir hakkım ne öyle bir haddim ve ne de öyle bir niyetim yok. Olamaz da.
Kastettiğim şey, üretime yönelen fiil ile neticesinde elde edilen ürün evrene ve içindekilere faydalı olmuş ise üretenin niyet ve duruşu işbu üretimi ibadet hükmüne terfi ettirebilir.
Post modern çağda tüketim çılgınlık derecesinde kutsanmaktadır. Neticesi de israftır. İnsanlığın bir bölümü hiçbir şey üretmeden haz ve konfor peşinde koşarken alın teri ve emeği tam olarak ötelemiştir. İnsanlık ve evren faydasına bir şeyler üreten diğer kesimin elbette bir farkı olmalıdır.
İşte bu farktır ki hem insanlığın teşekkürünü hem de yaratanın iltifatını birlikte getirir.
Üretme ameli de olur fikri de. Söz gelişi sağlık adına ilaç icadından tedavi yöntemi keşfetmeye, yazılım programından enerji üretimine kadar akla gelen her şey olabilir. Tarlayı ekip gıda üretmek, bir tohum ya da fidanı toprakla buluşturmak ya da insanlığa yararlı kitap yazmak gibi.
Topluma yararına katma değer oluşturan her türlü iş ve işlem üretim hükmündedir.
Ahlaki ve manevi mesuliyeti kuşanmış, evreni yaşar ve yaşanır halde ayakta tutan yaratılış kanunları ve hikmete uygun her üretim de ibadet hükmünde kabul edilebilir.
İbadetin hem yaratana bakan hem de evrene ve insanlığa bakan yönü vardır.
Evrene bakan yönü alemi inşa, imar ve ihyadır. Gökte yerde ve denizlerde her türlü yıkıma karşı durmaktır
İnsanlığa bakan yönü faydadır. İyilik ve güzellikle yoğrulmuş emeğin ve fikrin inşasıdır. Bu duruş kendisine takdim edilen en üst makam karşılığı insanın evrensel mesuliyetidir.
Bütün bunların sonucu da hem yaratılan hem de yaratanın ondan razı olmasıdır.
Nitekim Yaratıcı insanoğlunun bu duruşundan takdirle bahsetmiş, güzel ve faydalı amelleri överek faillerine iltifatlar ve vaatler yağdırmıştır.
Sofistike düşünce sistemi konuyu insandan da öteye taşıyıp canlı cansız bütün evrenin kendi lisanınca ibadet ettiğini kabul eder. Haklıdır da. İnsandan gayrı yaratılmışlarda tercih hakkı olmadığından mesuliyet de yoktur. Onlar yaratılış kanunlarına boyun eğmiş durumdadır. Bu kanunlar ise onları öncelikle insana ve de evrene hizmet etmeye yönlendirir.
Gerçekten güneşten aya, bal arısından elma ağacına kadar her şey evrene, içindekilere ve özellikle insana hizmet için sürekli bir üretme faaliyeti halindedir. Sofistike anlayış durmadan devam eden bu ameliyeyi eşya ve hayvan aleminin ibadeti olarak kabul etmiştir.
Üretmek sadece bir iktisat kavramı değil bir hayat felsefesi ve yüce bir sorumluluktur.
Üretmenin manevi boyutu tüketimin yok edici pasifliğinden üretimin dinamik doğumuna yelken açmaktır.
Alın teri ve emeğin kutsandığı bir yaratılış ve varoluş mertebesine ulaşmaktır.
Bu alemi borçlu olarak değil alacaklı olarak terk edebilmek lütfuna mazhar olabilmektir.
Üretmeyi ibadet bilinciyle yaparak beşeriyetin takdirini, yaratının iltifatını kazanmaktır.
Böyle olunca şunu açıkça söyleyebiliriz ki;
Üretmek insanın yeryüzündeki imzasıdır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.