DOLAR

48,6519$%0,06

EURO

56,1498%-0,06

GRAM ALTIN

6.794,35%1,20

ÇEYREK ALTIN

11.107,00%1,18

TAM ALTIN

44.266,00%1,16

BİTCOİN

3687428฿%-0.46947

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Nagehan Ediz

Nagehan Ediz

22 Temmuz 2026 Çarşamba

Duygularımız

Duygularımız
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Bazen sevinir, bazen üzülür, bazen kırılır, bazen heyecanlanır, bazen korkar, bazen şaşırır, bazen pişman olur, bazense şükran duyarız. Hayatımız boyunca türlü duygular hisseder, bu duygular etrafında kararlar alır, yaşantımızı şekillendiririz. Bazense görmezden gelir, bastırır ve aklımızı ön plana çıkarırız.

Aslında hiçbir şeyin abes yaratılmadığı gibi duygularımızın da bir veriliş amacı ve hizmet ettiği noktalar vardır. Hislerimizi doğru şekilde anlamlandırır, kendimizi tanır ve doğru tepkileri makul ölçülerle verebilirsek hem başarının hem de uyumun önü açılır.

Mesela haksızlığa uğradığımızda sinirleniriz. Sinirlenip karşı tarafı tahrik eden üslupla tartışma şeklinde konuşursak muhtemelen bir çatışma ortamı oluştururuz ve sonucunda da hakkımızı alma ihtimalimiz azalır. Duygumuzu bastırıp sustuğumuzda da hakkımızı aramamış olur, zamanla da saygınlığımızı yitiririz. Bunun ortası nedir peki? Duygumuzu anlamlandırıp, neye sinirlendiğimizi bulup, fevrî ve aceleci olmadan doğru bir dille durumumuzu ve talebimizi anlatmaktır.

Aslında toplum olarak bunu başarabildiğimizde nezih bir ortamı ve huzuru yakalamış oluruz. Fakat ne yazık ki günlük hayatta olan olaylara baktığımızda çok basit sebeplerle insanların birbirine saygısızca davrandığını ve hatta zarar verdiğini görebiliyoruz. Bu konuda toplum olarak doğru iletişim şekillerini öğrenmiş değiliz. Umulur ki hep birlikte kendimize ve çevremize saygıyı öğrenip daha sağlıklı bir toplum yapısı oluşturabiliriz.

O hâlde bugünü diğer günlerden ayıran bir farkındalıkla, daha sakin ve kendimize sorular sorarak yaşayalım.

Her zaman gittiğim yolda beni iyi hissettiren şey neydi? Ağaçların yeşili, kuşların cıvıltısı yahut gökyüzünün berraklığı?..

Her zaman konuştuğum arkadaşımda bulduğum neydi? Güven mi, neşe mi, huzur mu?..

Geçmiş günlerim sık sık aklıma geliyor ve fotoğraflara açıp bakıyorum. Peki özlediğim neydi? Geçmişteki ben mi, sevdiğim birileri mi, güzel bir ortam mı?..

Küçük bir çocuğun hayatını izlediğimde hissettiğim o duygu nedir? Doğallığın vermiş olduğu keyif mi, masumiyetin hissettirdiği merhamet mi?..

Bir bakalım, daha dikkatle, daha özenle. Bulduğumuz cevaplar bizi gerçek “ben”e ulaştıracak ve kendimizi daha yakından tanımanın mutluluğunu yaşayabileceğiz. Kendiyle mutlu olanın da dışarıdaki ihtiyaçlarının azaldığını söylemek mümkün.

O hâlde herkese kendisi ile bol keyifli, huzurlu, mutlu günler diliyorum.