DOLAR

48,6509$%0,06

EURO

55,8731%-0,54

GRAM ALTIN

6.727,55%0,20

ÇEYREK ALTIN

11.031,00%0,48

TAM ALTIN

43.967,00%0,48

BİTCOİN

3692214฿%0.95053

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Banu Aktaş

Banu Aktaş

15 Eylül 2026 Salı

Bugün Kendime Tanıklık Ediyorum: 24 Temmuz, Aynadaki Kadına Mektup

Bugün Kendime Tanıklık Ediyorum: 24 Temmuz, Aynadaki Kadına Mektup
2

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsan ömründe durup geriye baktığı, kendine ilk kez yabancı gibi baktığı ve sonra yeniden kendine döndüğü eşikler vardır. Benim o eşiğim, her yıl 24 Temmuz’dur. Bugün kendimi övmek için değil, kendime tanıklık etmek için yazıyorum. Çünkü insanın en dürüst hikâyesini ne alkışlar yazar ne de başarılar… Onu; gözyaşları, vazgeçmeyişleri, sessizce verdiği mücadeleler ve kimsenin bilmediği kırılmaları yazar.

Bu satırlar bir doğum günü yazısı değil. Bu satırlar, hayata yenilmeyen bir kadının kendi kalemine bıraktığı izdir. Yıllar benden çok şey aldı. Ama benden daha fazlasını da bıraktı: Güç, tecrübe, vicdan ve yeniden ayağa kalkabilme cesareti. İşte bugün, geçmişe teşekkür etmek, bugünüme daha da sahip çıkmak ve geleceğime umut bırakmak için kalemi kendim için elime alıyorum.

Bugün 24 Temmuz…

Takvim sadece yeni bir yaş yazmıyor. Aynı zamanda, pes etmeden yürünmüş yolların, sessizce verilen savaşların ve kimsenin tam olarak bilmediği gecelerin de tarihini yazıyor.

Ben kusursuz bir hayat yaşamadım. Yanıldım… Güvendim… Kaybettim… Yeniden ayağa kalktım… Bazen sustum çünkü konuşmanın fayda etmeyeceğini öğrendim. Bazen konuştum çünkü vicdanın susturulmaması gerektiğini biliyordum.

Hayat bana en büyük derslerini alkışlarla değil, kırgınlıklarla verdi. En güçlü tarafımı düşmanlarımla değil, hayal kırıklıklarım ortaya çıkardı. İnsanların değiştiğini gördüm. Maskelerin düştüğünü gördüm. Çıkarın dostluğu nasıl susturduğunu gördüm. Ama bunların içinde kendime verdiğim sözü hiç bozmadım: “Ne olursa olsun, insan kal.”

Kolay değildi. Çünkü insanı yoran yük, omzundaki değil; yüreğinde taşıdığıdır. Ben yükümü sırtımda değil, kalbimle taşıdım. Bazen herkes giderken ben kaldım. Bazen herkes susarken ben doğruları söyledim. Bunun bedelini de ödedim. Doğru söylemek çoğu zaman alkış değil, yalnızlık getirir.

Yıllar bana şunu öğretti: Kaybetmek her zaman kötü değildir. Bazen kaybettiklerin, seni kendine kazandırır. Bir zamanlar herkesi mutlu etmeye çalışan kadın, bugün aynaya bakıp önce kendine “İyi misin?” diye soruyor. Ve biliyor ki insan, kendini ihmal ederek kimseyi kurtaramaz.

Bugün geriye dönüp baktığımda pişmanlıklarım yok mu? Elbette var. Ama hiçbir pişmanlığım denememiş olmaktan değil. Çünkü ben korkarak yaşamaktansa, mücadele ederek yorulmayı seçtim. Hayat bana hiçbir şeyi kolay vermedi. Belki de bu yüzden kolay vazgeçmeyi öğrenemedim. Her düşüşüm, başka bir başlangıcın habercisi oldu. Her kapanan kapı, bana kendi kapımı yapmayı öğretti.

Bugün kendime baktığımda gördüğüm kadın; sadece yaş almış biri değil. Acıları bilgeye dönüştüren… Sessizliği olgunluğa dönüştüren… Yalnızlığı karaktere dönüştüren… Ve en önemlisi, umudu hiçbir zaman tamamen kaybetmeyen bir kadın.

Ben artık kimsenin onayını beklemiyorum. İnsanın en büyük alkışı, gece başını yastığa koyduğunda vicdanının sessiz kalabilmesidir. Hayat adil olmak zorunda değil. Ama ben vicdanlı olmak zorundayım. Bunu başarabildiysem, en büyük ödül budur.

Bugün kendime bir kez daha söz veriyorum. Geçmişin yükünü değil, tecrübesini taşıyacağım. Kimsenin gölgesinde yürümeyeceğim. Kendi ışığımı küçültmeyeceğim. Ve hiçbir kırgınlığın, içimdeki merhameti öldürmesine izin vermeyeceğim.

Yeni Yaş…

Benim daha güçlü olmamı istemesin. Ben zaten yeterince güçlendim. Bana huzur getirsin. Gerçek insanlar getirsin. Samimi niyet getirsin. Üreterek geçen günler getirsin. Kalemimin daha çok insana dokunduğu yıllar getirsin. Çünkü geriye dönüp baktığımda anlıyorum ki insanın gerçek yaşı, doğum tarihinden değil; hayata bıraktığı izlerden okunur.

Bugün kendime en güzel hediyeyi veriyorum. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum. Eksiklerimle, güçlü yanlarımla, yaralarımla, cesaretimle ve bitmeyen inancımla…

İyi ki doğdum… Vicdanıyla yaşayan, umudunu kolay tüketmeyen, kalemini doğruluktan ayırmayan ve ne olursa olsun insan kalabilen bir kadının hikâyesi kalsın. İşte o zaman yılların benden aldıklarının hiçbir önemi kalmayacak.

Ben bu dünyadan sadece yaşamış biri olarak değil, iz bırakmış biri olarak geçmek istiyorum. Ve hikâyemin en güzel sayfalarının hâlâ yazılmayı beklediğine bütün kalbimle inanıyorum.

Ve bugün kendime, sadece bir yaş değil, hak edilmiş bir saygı armağan ediyorum. Takvim bir yaş daha yazdı; ben ise hayata bir anlam daha bıraktım. Hikâyem henüz bitmedi.

Hoş geldin yeni yaşım…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.