48,6518$%0,06
56,1827€%0
6.801,13%1,30
11.121,00%1,30
44.328,00%1,30
3682104฿%-0.34607
02:00
15 Eylül 2026 Salı
Dünya'nın Durumu, Türkiye'nin Tarımı
Çektiğin Sıkıntıya Değer mi?
Dumlupınar'dan Aydın'a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın, Uluslararası Yük Limanını Hak Ediyor
Sevilmek mi, Anlaşılmak mı?
Esnafın Yükü Vatandaşa mı Kesiliyor?
İnsanın eskiden bir “Günaydın” demesi, kapıyı tutması, yaşlıya yer vermesi, konuşurken karşısındakinin sözünü kesmemesi vardı.
Şimdi? Günaydın yazıyoruz, karşılığında “görüldü” geliyor. Kapıyı tutuyoruz, arkamızdaki insan kapıyla birlikte bizi de tutacak sanıyoruz. Birisi konuşurken sözünü kesmeyelim diyoruz, o sırada telefondan bize bakıp “Ben seni dinliyorum” diyor.
Dinliyor musun gerçekten? Yoksa sadece başını sallayıp beyninin içinde başka bir toplantıya mı katıldın?
Galiba görgü kurallarımızın yazılımı eskidi. Sistem uyarı veriyor: “Nezaket bulunamadı.” Bir daha deniyoruz: “Vicdan bağlantısı kurulamadı.” Sonra son çare: “Lütfen insanlığınızı yeniden başlatınız.”
Eskiden büyüklerimiz “Ayıp olur” derdi. Şimdi “Millet ne der?” diye korkuyoruz. Aradaki fark çok büyük. Çünkü eskiden insan ayıp olduğu için yapmazdı. Şimdi sadece yakalanırsa ayıp olacağını düşünüyor. Mesela birinin yüzüne gülüp arkasından konuşmak… Bu artık neredeyse olimpik bir spor dalı. Üstelik herkes profesyonel.
Bir de sosyal medya çıktı. İnsanlar birbirlerine “Canım benim, iyi ki varsın” yazıyor, beş dakika sonra başka bir yerde aynı insanı yerden yere vuruyor. İşte burada sistem tamamen çöküyor. “Duygu tutarsızlığı nedeniyle işlem gerçekleştirilemiyor.” Bence toplum olarak kısa bir bakım çalışmasına ihtiyacımız var.
Biraz nezaket yükleyelim. Biraz empati. Biraz vicdan. Biraz da “Ben bunu karşımdaki bana yapsa ne hissederdim?” uygulamasını açalım. Çünkü görgü kuralları sadece çatalı hangi elle tutacağımızı öğretmez. İnsana insan gibi davranmayı öğretir.
Ve açık söyleyeyim: Yeni nesil telefonuna yeni güncelleme geldiğinde sevindiği kadar, karakterine güncelleme geldiğinde de sevinmesi gerekiyor. Şimdilik sistem hâlâ dönüyor. Ama ekranın altında küçük bir uyarı var: “Görgü kuralları çöktü. Sistem yeniden başlatılıyor.”
Lütfen bekleyiniz. İnsanlık yükleniyor. İnşallah bu sefer gerçekten yüklenir…
Bir de şu “Ben böyleyim” cümlesi var. Ne kadar kullanışlı bir cümle. Kabalık yaparsın: “Ben böyleyim.” Saygısızlık edersin: “Ben böyleyim.” Karşındakini kırarsın: “Ben böyleyim.” E, tamam kardeşim… Sen böylesin de biz niye katlanmak zorundayız?
İnsan karakterini değiştirmek zorunda değil elbette. Ama insan olmanın en temel özelliği, kendini biraz da başkasının yerine koyabilmek. Yoksa herkes kendi egosunu direksiyona geçirirse, toplumun trafik ışıkları ne işe yarayacak?
Kırmızı yanıyor: “Ben böyleyim.” Yol ver diyor: “Ben böyleyim.” Sıra bekle diyor: “Ben böyleyim.” Karşındakine saygılı ol diyor: “Ben böyleyim.” E, tamam… Sen böyleysen ben de birazdan sabır taşımı evden alıp çıkarıyorum.
Oysa nezaket hâlâ ücretsiz. Sadece kullanıcısı az ve sanırım sistemin en büyük hatası da burada. İnsanlar teknoloji geliştikçe akıllandığımızı sandı.
Oysa; telefonlarımız akıllandı. Saatlerimiz akıllandı. Arabalarımız akıllandı. Evlerimiz akıllandı. Bir tek biz… “Güncelleme başarısız.”
Ekranda hâlâ aynı yazı: Görgü kuralları çöktü. Sistem yeniden başlatılıyor… Bu kez umarım gerçekten başlatılırız. Yeni bir telefon değil, biraz eski usul insanlığa ihtiyacımız var…