48,6518$%0,06
56,1827€%0
6.801,13%1,30
11.121,00%1,30
44.328,00%1,30
3682104฿%-0.34607
02:00
04 Eylül 2026 Cuma
Dünya'nın Durumu, Türkiye'nin Tarımı
Çektiğin Sıkıntıya Değer mi?
Dumlupınar'dan Aydın'a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın, Uluslararası Yük Limanını Hak Ediyor
Sevilmek mi, Anlaşılmak mı?
Esnafın Yükü Vatandaşa mı Kesiliyor?
Yıl 1914… Uydu sistemlerinin olmadığı bir çağdaydı dünya. Atmosfer hareketleri izlenemiyor, hava durumu yalnızca sezgiyle tahmin edilebiliyordu. Meteoroloji bilimi henüz gelişmemişti. Doğu Anadolu’nun dondurucu kışı, insan aklının ve askeri planlamanın öngöremeyeceği kadar büyük bir güçtü ve tüm gelişmeleri bizzat belirliyordu.
1 Kasım 1914’te Rus Çarlığı, Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etti. General Berhmann komutasındaki Rus kuvvetleri Osmanlı sınırını aşarak Erzurum yönünde ilerledi. Bu ilerleyiş, 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa’nın emrindeki 9, 10 ve 11. Kolordular ile 2. Süvari Tümeni tarafından karşılandı. 16 Kasım’dan 21 Kasım 1914’e kadar süren ve son derece çetin geçen Köprüköy muharebeleri sonunda Rus kuvvetleri Erzurum – Sarıkamış hattında durduruldu.
Hasan İzzet Paşa, tıpkı Harbiye Nazırı Enver Paşa gibi sarayın damadıydı ve kısa süre önce albaylıktan paşalığa terfi ettirilerek 3. Ordu Komutanlığına atanmıştı. Bu kısmi başarı, Enver Paşa’yı daha iddialı bir hedefe yöneltti: Sarıkamış’ın kuşatılması. Bu planla Rus ordusunun hem demiryolu üzerinden geri çekilme imkânı ortadan kaldırılacak hem de Kafkasya içlerine kadar kolaylıkla gidilecekti. Ordunun hazırlıksız ve donanımsız olmasına, mevsimin çetin kış şartlarına rağmen Rusların durdurulmasını stratejik bir fırsata dönüştürmek isteyen Enver Paşa, 27 Kasım’da İstanbul’dan Erzurum’a geldi. 12 Aralık’ta Köprüköy’e geçerek Sarıkamış kuşatma harekatının hazırlık planlarını bizzat yönetti.
Harekat için birliklerin yeniden tertiplenmesi tamamlandıktan sonra 3. Ordu’nun 94 taburdan oluşan yaklaşık 90 bin kişilik kuvveti, 22 Aralık 1914’te harekata başladı. Sarıkamış ve çevresinde; Oltu, Narman, Penyak, Başköy, Selim, Horasan, Bardız, Mecingirt, Karaurgan ve Divik hattında 25 Aralık’a kadar son derece şiddetli muharebeler yaşandı. Ancak bu çetin çatışmalarda hiçbir taraf belirgin bir üstünlük sağlayamadı. Harekatın en kritik safhasında görev alan bazı tümenler, gece taarruzuna geçme kararı aldı. Allahuekber Dağları’nı aşarak yaklaşık 35 kilometrelik zorlu yürüyüşün ardından Sarıkamış’ın kapısına kadar ulaştılar. Ancak “gece taarruz yapılmaz” denilerek durduruldular.
Bu iki zıt karar, askeri tarihimizin en acı trajedilerinden birini doğurdu. Tipinin kör ettiği, soğuğun -30 derecenin altına indiği o karanlık gece yürüyüşünde birlikler, %70’e yakın kayıp verdi. Hayatta kalabilenler ise Sarıkamış önlerinde sabaha kadar bekletildi; Mehmetçik, eli tetikte, nöbet başında donarak can verdi. 22 Aralık 1914’te başlayıp 6 Ocak 1915’e kadar süren Sarıkamış kuşatma harekatı; Osmanlı komuta kademesinin taktik hataları, lojistik yetersizlikler ve Doğu Anadolu’nun amansız kış şartları nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.
Bahar gelmeden Rus ordusunu üç koldan kuşatarak imha etmeyi hedefleyen Osmanlı birliklerinde, Sarıkamış’a ulaşmaya çalışan taburlarda yaklaşık 13 bin Mehmetçik donarak şehit oldu. 3. Ordu Tutak – Narman hattına kadar geri çekilirken, Enver Paşa’nın Kafkasya içlerine ilerleme ve Karadeniz kıyılarındaki Rus şehirlerini fethetme hayali bu ağır yenilgiyle birlikte sona erdi.