DOLAR

48,6518$%0,06

EURO

56,1827%0

GRAM ALTIN

6.801,13%1,30

ÇEYREK ALTIN

11.121,00%1,30

TAM ALTIN

44.328,00%1,30

BİTCOİN

3682104฿%-0.34607

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Alpagut Kürşad Üçer

Alpagut Kürşad Üçer

25 Ağustos 2026 Salı

Çektiğin Sıkıntıya Değer mi?

Çektiğin Sıkıntıya Değer mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sade Bir Bakışla Hakikat, İllüzyonlar ve Günlük Hayat

Bizim gibi kendi halinde dirsek çürütmüş, okumuş ama garipliğini de üstünden atamamış insan zaman zaman durup düşünür: Hakikatin peşinde koşmak, kafa yormak ve yazıp çizmek için çekilen bunca çileye değer mi? Dünya kendi rutininde akıp giderken, insanlar sunulan kolay renklere inanmayı seçerken derin meselelerle uğraşmak insana bazen boş bir yük gibi gelebilir.

Fransız yazar Montaigne de vaktiyle toplumların bu yapısını incelerken benzer bir tespitte bulunur. İnsanların aldatılmaya ve sunulan masallara kanmaya ne kadar meyilli olduğunu şu sözlerle ifade eder:

“İnsanlar kendilerine anlatılan masallara inanmaya o kadar hazırdır ki, aldatılmak için adeta fırsat kollarlar. Toplumlar, kendi yarattıkları veya kendilerine sunulan illüzyonlara tapmayı gerçeklere tercih eder.”
— Michel de Montaigne

Zihin, yapısı gereği karmaşık doğrularla uğraşmaktansa rahatlatıcı yalanlara sığınmayı daha konforlu bulur. Gerçeği aramak emek ve sorumluluk ister. Kalabalıkların aldanışı kabullenmesi de çoğunlukla bu kolaycılıktan kaynaklanır.

Ancak hayat sadece yüksek felsefi düşüncelerden ibaret değildir. En ciddi meselelerin ortasında bile gündelik hayatın sade bir detayı bir anda bütün havayı değiştirebilir:

— “Aha, kediye bak…”
— “Tanıdın mı abi, bizim sokağın kedisi bu.”
— “Dünyanın derdi bunu hiç bağlamıyor, çok da efendi…”

Hayatın dengesi de buradadır. Büyük aldanışların ve derin sorgulamaların yanında bir sokak köşesindeki bu sade ve mütevazı anlar insana nefes aldırır. Oysa gerek sosyal medyadan gerekse ekranlardan hayatımıza sınırsız bir şekilde yalan akmakta. Herkes kendini farklı göstermekte. Olmayan başarılar, olmayan para, toplumu daha da hayal dünyasına sürükleyecek gerçek olmayan bir illüzyon. Elbette ki amacı var. Elbette ki bir yerden yönetiliyor. Ama yaşadığın bu hayat çektiğin sıkıntılara değer mi?

El cevap atasözünde:

“Yalanın ayağı topaldır.”

Sıkça dile getirildiği gibi, yalan ne kadar hızlı yol alırsa alsın uzun soluklu olamaz. Temeli sağlam olmayan hiçbir fikir veya aldanış sonuna kadar sürdürülemez; günün sonunda mutlaka aksar.

Yani anlayacağın, çekilen emek de sıkıntı da boşa gitmiyor. Futbol maçı gibi biraz; doksan dakika boyunca tribün patırtı yapar, hakem yanlış düdük çalar, rakip oyuncu kendini yere atar penaltı diye bağırtır… Ama uzatmalarda ceza sahasının dışından öyle bir vurursun ki top tam doksana takılır, muhabbet orada biter. İnsan doğru bildiğinin peşinden gidiyorsa, o tek golü atmak için çekilen her kahra değer.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.