DOLAR

48,6518$%0,06

EURO

56,1827%0

GRAM ALTIN

6.801,13%1,30

ÇEYREK ALTIN

11.121,00%1,30

TAM ALTIN

44.328,00%1,30

BİTCOİN

3682104฿%-0.34607

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Ahmet Rıza Acar

Ahmet Rıza Acar

27 Temmuz 2026 Pazartesi

Türkiye’nin Envanteri

Türkiye’nin Envanteri
6

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli okurlarım, öncelikle hayırlı günler diliyorum. Bugünkü yazımı Cumhuriyet Dönemi’ne ayırarak, dönemi yorumlamak ve envanterini çıkarmak istedim.

Türkiye’nin ve Türk Milletinin Birikimleri ve Varlıklarının Bilançosu

BİRİKİMLER:

  • TOBB kayıtlı üye sayısı: 2 milyon
  • Esnaf ve Sanatkârlar Odaları üye sayısı: 2,3 milyon
  • TZOB kayıtlı üye sayısı: 5 milyon
  • TMMOB üye sayısı: 729 bin
  • TÜRMOB üye sayısı: 132 bin
  • Doktor sayımız: 230 bin
  • Hemşire, ebe sayımız: 325 bin
  • Toplam sağlık çalışanlarımız: 1,47 milyon
  • Veteriner sayısı: 30 bin
  • Öğretmen sayısı: 1,2 milyon (bu rakamın 821,3 bini AK Parti döneminde atandı)
  • Öğretim elemanı sayısı: 187 bin (bu rakamın 115 bini AK Parti döneminde yetişti)
  • Baro üyesi avukat sayısı: 199 bin
  • Eczacı odaları üye sayısı: 53 bin

ÖĞRENCİ SAYILARI:

  • İlk ve orta öğretim öğrenci sayısı: 19 milyon
  • Üniversite öğrenci sayısı: 6,7 milyon

VARLIKLARIMIZ, NAKİTLERİMİZ VE BORÇLARIMIZ:

  • Bankalar toplam mevduat: 31,5 trilyon TL (19,4 trilyon TL, 12,1 trilyon yabancı para – TL karşılığı) (Yurtdışı dahil yabancı para mevduat: 262,2 milyar $)
  • Yurtdışı yatırımlar: 72 milyar $
  • BES: 2 trilyon TL
  • İşsizlik Fonu: 700 milyar TL

NAKİTLERİMİZ:

  • TCMB: Toplam 160 milyar (60milyar(60milyar ve 100 milyar $ altın)

BORÇLARIMIZ:

  • Brüt borç stoku: 518,5 milyar $ (2026 yılı 1. çeyreği)
  • Özel sektör borç tutarı: 302,1 milyar $
  • Kamu sektörü borcu: 192,2 milyar $
  • Merkez Bankası yükümlülükleri: 24,3 milyar $

Türkiye’nin borç stokunun GSYH’ya oranının dünya ortalamalarından daha düşük seviyelerde olması, güvenli bölgede olduğumuzun işaretini vermektedir.

MENKULLERİMİZ:

  • Türkiye’de motorlu araç sayısı: 34,750 milyon adet. Bu araçların yaş ortalaması 14,2. Bu demektir ki motorlu araçların %90 civarında miktarı AK Parti döneminde yenilenmiştir. Motorlu araçların değeri: asgari 40 trilyon TL.
  • TOGG marka ve patenti kendimize ait ve yıllık 175 bin üretim kapasiteli otomobil fabrikamız var.
  • Cep telefonu abone sayısı: 99,7 milyon
  • Akıllı cep telefonu: 60 milyon adet

BÜYÜK SANAYİ KURULUŞLARI:

Birinci 500 Büyük Firma:

  • Satışlar: 11,1 trilyon TL
  • İstihdam: 804 bin
  • İhracat: 104,7 milyar $
  • Toplam aktifleri: 12,1 trilyon TL (bu rakamın %52,1’i öz kaynak)
  • Faaliyet karı: 1 trilyon TL
  • FAVÖK toplam kar: 1,8 trilyon TL

İkinci 500 Büyük Firma:

  • Satışlar: 1,4 trilyon TL
  • Aktifleri: 1,4 trilyon TL
  • İhracat: 15,7 milyar $
  • Kar: 118 milyar TL
  • FAVÖK toplam kar: 205 milyar TL

SAVUNMA SANAYİİ:

  • 3000 savunma sanayi şirketimiz var.
  • İHA, SİHA, füze ve roket üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz.
  • Türkiye, yüksek yerlilik oranıyla kendi savaş gemilerini üreten ve aynı anda 40’tan fazla askerî gemi inşa edebilen sayılı küresel güçlerden biridir.
  • Dünyanın en büyük hava ulaşım filosuna sahibiz (THY & Pegasus). Bu filo büyüklüğünü AK Parti döneminde elde etmiştir.
  • Türkiye’nin inşa ettiği 861 barajın 650’si AK Parti döneminde yapılmıştır.
  • Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı 59 havalimanının 33’ü AK Parti döneminde yapıldı. Daha önce yapılan 26 havalimanı da yenilendi. AK Parti, İstanbul’a dünyanın en büyük ve işlek havalimanını inşa etti.

ÖZEL SERVETLERİMİZ:

  • Yastık altı: 500 milyar $ (uzmanlara göre)
  • Yurtdışında gizli hesaplarda bulunanlar: 100-150 milyar $

KREDİ İMKANLARIMIZ:

  • Kredi hacmimiz: 25 trilyon TL

TURİZM:

  • 2025 turist sayısı: 63,940 milyon
  • 2025 turizm geliri: 65,2 milyar $
  • Yatak sayısı: 1,920 milyon

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ:

  • 2002-2026 arası: 510 milyar $
  • 1972-2002 arası: 50 milyar $ (AK Parti döneminde 10 kat büyümüş)

YATIRIMLAR:

  • AK Parti dönemi devlet yatırımları: 300 milyar $
  • AK Parti dönemi gelen uluslararası yatırım: 291 milyar $
  • Aynı dönem özel sektör yatırımı: 15-20 trilyon TL (bir başka hesaba göre 38 trilyon TL)

KONUT DURUMUMUZ:

  • Konut sayısı: 27 milyon
  • Konut sahibi: 16,5 milyon (%61)
  • Kiracı: 7,160 milyon (%27,5)
  • Diğer: 2,560 milyon (%9,4)
  • Bilinmeyen: 615,6 bin (%2,30)
  • AK Parti döneminde, devlet ve özel sektör konut üretimi: 14-15 milyon (takriben %55)

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİMİZ:

  • 2002 yılına kadar inşa edilen organize sanayi bölgesi sayısı: 192 adet
  • AK Parti döneminde yapılan organize sanayi bölgesi sayısı: 373 adet
  • 373 organize sanayi bölgesi içerisinde yer alan 45 tarım organize sanayi bölgesi AK Parti tarafından kurulmuştur.

Organize Sanayi Bölgelerinde Fabrika Sayıları:

  • 2002’den önce: 12 bin
  • AK Parti döneminde faaliyete geçen fabrika sayısı: 56 bin

Bu ve daha birçok tesis, köprü, otoyol, duble yol, tünel sayılabilir ve yazılabilir. Şimdilik bunlarla iktifa ediyorum.

Bu arada şunlara da değinmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Cumhuriyet Tarihi’ni bölümlere ayıracak olursak:

1. CHP DÖNEMİ (1924-1950):
Bu dönemde dünya milletleri ve bilhassa I. Cihan Harbi’nin mağlupları ve galipleri tekrar hesaplaşmak için yeni bir savaşa hazırlanırken, sanayilerini geliştirmeyi seçmişlerdir.

Türkiye nelerle meşgul oldu?

Osmanlı döneminde konuşulmaya ve tartışılmaya başlayan Cumhuriyet sistemini kurarken, Lozan’da sözlü olarak verilen vaatler doğrultusunda:

  • Milletin dinini geliştirmek yerine onu ortadan kaldırmak için uğraş verdi.
  • Mevcut hukuk sistemini kurumsallaştırmak yerine Batı’nın Hıristiyan hukukunu kopya etme yolunu seçti.
  • İstiklal mahkemelerini kurarak toplumun münevverlerini derdest etmeyi meşguliyet edindi.
  • Batı ülkeleri sanayi ve endüstrilerini geliştirirken, Türkiye vatandaşlarına şapka giydirmek için kanun çıkardı ve adına da “Şapka Devrimi” dedi.
  • Yüzlerce yıldır kullandığı yazı dilinin yanında Latin alfabesini de öğretmesi gerekirken önceki yazı dilini çöpe atmayı tercih ederek, tarihinden, kültüründen, edebiyatından ve daha birçok konuda geçmişle bağı koparmayı millete ilerleme olarak kabul ettirmenin yolunu seçti.
  • Hıristiyan dünyasının Kilise ile iktidar kavgasının çözümü olan “laik” ilkesini Müslümanların anayasasına kadar yerleştirmeyi kendince marifet saydı.
  • Milletin üretimini artırıcı tedbirler yerine, üretimlerini vergi adı altında farklı yöntemlerle ele geçirmeyi başarı saydı.
  • Kâğıt paranın getirdiği imkânları milletin lehine kullanmayı beceremedi.
  • Özel sektörün güçlenmesi için tedbirler almadığı gibi, mesela Nuri Demirağ’ın uçak fabrikasını batırma yolunu seçti.
  • Nuri Killigil’in savunma sanayisini koruyamadı.
  • Uçak kullandığı için Vecihi Hürkuş’u mahkûm ederek havacılıkla işinin olmadığını gösterdi.
  • CHP iktidarı, doğmuş ve seviye kazanmış, üretime başlamış Millî Türk Havacılık Endüstrisi’ni; Amerika’nın Truman Doktrini ve Marshall Planı çerçevesinde Türkiye’ye gelen Hills, Thornburg ve Barker’ın hazırladığı raporlar doğrultusunda “imha” etti.
  • O dönemde iki elin parmakları sayısı civarında fabrika açarak kalkınmayı gerçekleştireceğine inandı.
  • Tek Parti döneminin sert ve despot yönetiminde suistimallerden ve haksız kazançlardan milletin hiçbir şekilde haberi olmadı.
  • Milletin kültür ve sanatını körleştirmek için türküleri ve şarkıları yasaklamayı marifet saydı.
  • Yüzlerce yıl eyaleti olarak emri altında yaşamış devletlerle “pakt” kurmak dış politikada büyük adımlar olarak yansıtıldı.
  • Musul petrollerindeki imtiyazlı hakkını satarak Türkiye’nin ekonomik geleceğine onarılması güç yaralar açtı.
  • Hiçbir şekilde demokrasiyi uygulamadı, kurulan partileri kapattırmak için çeşitli entrikaları yapmaktan çekinmedi.
  • Ne zaman 1946’da dünya konjonktüründe değişiklik olmuş, Amerika’nın da taleplerine boyun eğerek yeni partilerin kurulmasını engelleyemedi.
  • 1925-1950 arasında iktidar olan CHP, hiçbir konuda Türkiye’nin gelecek tasarımları ile ilgili fikir ve düşünceleri gündemine almadı. Bu durum hâlâ devam etmektedir.

2. DP VE MENDERES DÖNEMİ (1950-1960):
Türk milleti, 14 Mayıs 1950 tarihinde 27 yıldır halka her türlü baskıyı kullanarak devleti elinde tutan CHP’yi büyük bir cesaret ve kararlılıkla iktidardan alaşağı etti. Bu, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en önemli siyasi olayı olarak tarihî kayıtlara geçmiştir.

Bu dönemi bir iki cümle ile açıklayabiliriz: Bu dönemde Türkiye’nin her karış toprağı “şantiye”dir. O dönemde neler yapıldığı “Çakırbeyli Adnan Menderes Müzesi”nde açık ve net olarak görülmektedir.

3. ADALET PARTİSİ VE KOALİSYONLAR DÖNEMİ (1961-1980):
Bu dönemde 6 yıl süren Adalet Partisi ve Demirel vardır. AP birçok önemli ve büyük projelere imza atmıştır. ABD’nin desteği ile iktidara gelen Demirel ve AP, Seydişehir ve İskenderun’da kurulan fabrikalar ile Aliağa Rafinerisi’ni Ruslara yaptırınca Amerika’nın hışmına uğrayarak 12 Mart muhtırası ile iktidardan indirilmiştir.

1973-1980 yılları içerisinde siyasette Erbakan fırtınası esmiştir. Onunla “Ağır Sanayi” hamlesi ve “Kıbrıs Harekâtı” gerçekleşmiştir. Bugünkü savunma sanayinin temelinde Erbakan vardır.

4. 1980-2002 DÖNEMİ:
Bu dönemin içerisinde “Özal” devri vardır. Özal, milletin önünü ve ufkunu açan çok önemli işler yapmıştır. Türk milletinin dinî, fikrî ve siyasi hayatına sınırlamalar getiren 141, 142 ve 163’üncü maddeleri Türk hukuk hayatından dışarı atmıştır. Ucube bir uygulama olan, sanayi, ticari ve endüstriyel hayatın gelişmesini sınırlayan “Türk Parası”nı koruma kanununda düzenlemeler yaparak ülkenin ve müteşebbislerin önünü açmıştır.

Geriye kalan yıllar ise (1991-2002) kavga, kaos, anarşi ve terör vardır. 28 Şubat’ta devlet ve hükümet meselelerine müdahale eden askerler, ülkenin sosyal dönüşümünü zedeleyerek bölücülük yapmıştır. Bankalar batırılarak soyulmuş, ülkenin kaynakları bilhassa İsrail’e peşkeş çekilmiştir.

Türkiye bu yıllarda ilerleme kaydedememiş ve geri gitmiştir. 1991’de 3000 dolar olan kişi başına düşen millî gelir, 2002 yılında 2000 dolara gerilemiştir. Enflasyon doludizgin gitmiş, faizler yüksek seyir takip etmiş, IMF’ye muhtaç duruma düşülmüştür. Türkiye bu dönemde Amerika’dan “Başbakan yardımcısı” ithal etmiştir.

5. AK PARTİ VE ERDOĞAN DÖNEMİ:
Türk halkı, 2002’den geriye doğru on yılı, yani Özal sonrası dönemi çok özel bir değerlendirmeye tabi tutmuş ve 2002 yılında yapılan seçimlerde Türkiye’nin önünü açacak ve geleceğini düşünerek Cumhuriyet Tarihi’nin ikinci büyük olayını gerçekleştirip parlamentoda bulunan bütün partileri Meclis dışına öteleyerek AK Parti’ye çok büyük çoğunluk vererek iktidar yapmış ve “AK Parti ve Erdoğan” dönemini başlatmıştır.

Böylece Erdoğan liderliğindeki AK Parti, Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma, gelişme ve yatırımlar döneminin başlamasını gerçekleştirmiştir. Türkiye, 24 yıldan beri iktidarını sürdüren AK Parti ve Erdoğan ile kaos ve kargaşa yerine huzur ve güveni yakalamış, gerileme yerini ilerlemeye bırakmış, her alanda ve sektörde büyük hamleler yapmıştır.

Bu dönemde AK Parti ve Erdoğan çok çeşitli ve farklı engellerle karşılaşmıştır. Parti kapatma davası ile boğuşmuş, isyana yönelik “Gezi” kalkışmalarına muhatap olmuş, hukuk ve askerî darbe teşebbüslerine maruz kalmış ama yılmamış, kararlılıkla yoluna devam ederek hepsini hakka ve halka olan inancıyla aşmıştır.

Bütün bunlar yaşanırken muhalefet ise ihanet edenlerin safında yerini almıştır.

Çevremizdeki ülkeler ile Avrupa’nın gıpta ile baktıkları, güçlü ve donanımlı bir “Türk Ordusu” meydana getirilmiştir. Ordumuz, Kıbrıs, Irak, Suriye, Somali, Azerbaycan ve Libya’da çok önemli işler yapmış ve gücünü ispat etmiştir. Türkiye’nin beş altı ülkede üssü olduğu gibi 15 ülkede de askerî varlığı vardır.

AK Parti, Erdoğan liderliğinde, “Planlı ve Programlı” uygulamalarıyla Türkiye’yi her alanda, her sektörde sürekli kalkınmayı gerçekleştirmiş ve yukarıda sayılan “Envanter”e sahip olmamızı sağlamıştır.

Türkiye’nin bölgesinde güç olması, dünya devletlerinin dikkatinden kaçmadığı gibi, ülkemizin ve milletimizin yeryüzündeki saygınlığını da artırmıştır.

Bu dönemdeki diplomasi trafiğinden kısa notlar:

  • Devlet Başkanı: 350-459
  • Başbakan: 250-350
  • Bakanlar: 4000-5000
  • Toplamda beş binin üzerinde en üst düzeyde ziyaretlerle Cumhuriyet tarihinin en yoğun diplomasi trafiği yaşanmıştır.

AK Parti ile birlikte yapılan dış politika açılımları:

  • Ortadoğu ve Körfez ülkeleri ile ilişkiler güçlenmiştir.
  • Afrika ve Asya ülkeleri açılımı gerçekleştirilmiştir.
  • Türk Devletleri Teşkilatı toplantıları ile ilişkiler ittifak düzeyine taşınmıştır.
  • İslam İşbirliği Teşkilatı zirveleri yapılmıştır.
  • NATO ve G20 toplantıları olmuştur.
  • AB üyelik görüşmeleri sürdürülmüştür.

Cumhuriyet Dönemi ile ilgili notlarımızı şimdilik burada noktalayalım.

Saygılarımı sunar, sağlıcakla kalın diyorum.