48,6538$%0,05
56,1755€%-0,02
6.807,38%1,39
11.133,00%1,41
44.377,00%1,41
3687791฿%-0.7195
02:00
Bazı insanlar gider. Ardında sessizlik kalır.
Bazı insanlar ise gitmez, sadece eskisi gibi olmaz. Aynı evde, aynı sokakta, aynı masada, aynı fotoğrafların içinde durur ama artık orada değildir. En ağır yokluk da budur. Bir insanın bedenen var olup, ruhuyla çoktan çekip gitmesi…
Bir zamanlar kahkahaların yankılandığı odalar vardı. Şimdi duvarlar aynı, eşyalar aynı, hatta saat bile aynı yerde asılıdır. Değişen tek şey o evin ruhudur. Bazı insanlar bir mekânı ev yapan değil, bir ömrü anlamlı yapan kişilerdir.
Hayat bize gitmenin acısını anlattı. Kalıp da eksilenleri pek konuşmadık. Aynı sofrada oturup birbirine yabancılaşanları… göz göze gelip birbirini göremeyenleri… “Nasılsın?” diye sorup cevabını gerçekten merak etmeyenleri…
Ne garip… İnsan bazen en büyük yalnızlığı kalabalıkların içinde yaşar.
Eskiden insanlar birbirini beklerlerdi. Şimdi birbirini tüketiyor. Eskiden mektuplar geç ulaşırdı ama duygular hep yerini bulurdu. Şimdi mesajlar saniyeler içinde gidiyor, samimi niyet çevrimdışı. Teknoloji gelişti, binalar yükseldi, yollar uzadı. Ama insanlar kendilerine giden yolu kaybetti. Artık herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyor. Herkes görünmek istiyor ama kimse gerçekten görülmüyor. Herkes “ben” diyor; “biz” kelimesi sessizce sözlüklerden siliniyor.
Ve sonra bir gün gelip durup geçmişe bakıyoruz. Bir sandalye boş… Bir ses eksik… Bir gülüş artık hatıralarda… İşte o zaman anlıyoruz, aslında özlediğimiz yerler değilmiş. O yerlerde bizimle beraber olan insanlarmış. Bir çayın tadı aynı kalabilir ama karşısındaki insan değişince sohbetin anlamı değişir. Bir şehir aynı şehir olabilir ama elinden tutan yoksa bütün caddeler yabancı gelir. İnsanlar mekânlara değil, birbirlerine yuva olurlar.
Bugün birçok insan “neden mutlu değilim?” diye soruyor. Belki de cevabı çok basit. Hayatımıza eşya ekledik ama insan eksilttik. Evlerimizi büyüttük ama sofralarımızı küçülttük. Takipçi sayımız arttı ama dertleşecek dostlarımız azaldı. Ve en acısı… Bir gün arkamıza baktığımızda, bize ait olduğunu sandığımız onca şeyin içinde aslında tek bir şeyi fark edeceğiz: İnsan, sevdiği insanların olduğu kadardır.
Sen orada yoksan… O ev sadece dört duvardır. O şehir sadece beton yığınlarıdır. O masa sadece ahşaptır. O an sadece zamandır.
Bazı insanlar bir yere ait değildir; bir yere anlam veren kişidir. Onlar çekildiğinde geriye kalan şey, sadece eksikliğin sessizliğidir. Belki de hayatın en önemli sorusu şudur: “Bir gün ben gittiğimde arkamda ne bırakacağım?”
Malım mı? Makam mı? Unvan mı? Yoksa insanların yüreğinde silinmeyecek bir iz mi?
Zaman herkesi alıp götürür ama güzel bir kalp, iyi bir söz, samimi bir dokunuş ve gerçek bir sevgi… İşte onlar yıllar geçse de gitmez. Sen orada yoksan geride kalan, sadece hatıralar değildir. Geride senin doldurduğun boşluğun hiç kimse tarafından doldurulamayacağını anlatan kocaman bir sessizlik kalır.
En güzel günlerimiz belki geride kaldı; ama o günlerin hatırası, bugün hâlâ içimizi ısıtabiliyorsa hiçbir mutluluk gerçekten kaybolmamıştır. Özlem, sevginin zamana yenilmeyen hâlidir. Özlenen yerleri, o güzel günleri ve o güzel yapan insanları sevgiyle hatırlayalım istedim.
Geriye dönüp yad ettiğimiz şeyler, aslında yaşadığımız en kıymetli anlardır. Zaman geçti, hatıralar ise kalbin hafızasında yaşamaya devam eder. Bir gün hepimiz hatıralarda yaşayacağız. Dilerim adımız anıldığında, bizi yad edenlerin yüzünde buruk ama içten bir tebessüm olur.
Yüreğin usulca yad ettiği güzel günlerin olsun…
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı