DOLAR

48,6511$%0,06

EURO

56,1572%-0,05

GRAM ALTIN

6.796,56%1,23

ÇEYREK ALTIN

11.096,00%1,07

TAM ALTIN

44.227,00%1,07

BİTCOİN

3694443฿%-1.22667

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün

30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından Türk ordusu, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Eylül 1922’de Dumlupınar’dan verdiği “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emri doğrultusunda Batı Anadolu’da hızla ilerlemeye başladı.

Batı Cephesi Komutanlığı bünyesinde Sakallı Nurettin Paşa komutasındaki 1. Ordu ile Fahrettin Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu, Dumlupınar’dan itibaren Alaşehir, Salihli, Turgutlu, Kemalpaşa istikametinde geri çekilen Yunan kuvvetlerini takibe geçtiler.

Harekâtın güney kolunda Aydın Sancağı ve bağlı kazaları için görevlendirilen 1. Ordu’nun 46., 59. ve 74. Piyade Alayları, 3 Eylül 1922 akşamına kadar Sarayköy ve Duacılar civarında toplanarak harekât hazırlıklarını tamamladı.

Aydın istikametinde ilerleyecek bu birliklerin sevk ve idaresi, aynı zamanda Menderes Bölge Komutanı olan 59. Piyade Alay Komutanı Yarbay Ali Rıza Bey’in sorumluluğundaydı. 46. Piyade Alayı Yarbay Mehmet Reşit Bey’in, 74. Piyade Alayı ise Yarbay Cevdet Bey’in komutasında bulunuyordu.

Birliklerin intikali, fiilî takip yürüyüşüyle, arazi ve tali yolların yanı sıra mevcut yol ve şose hatları kullanılarak gerçekleştirildi. İkmal ve lojistik nakliyede ise dönemin imkânları doğrultusunda askerî arabalar ile at ve katır gibi hayvan gücünden yararlanıldı.

Harekâtın başarıyla yürütülmesi için işgal altındaki her kasaba, kritik mevki ve coğrafi bölgeye yönelik olarak Mehmetçik ile zeybek ve milis kuvvetlerinin görevleri, sorumluluk alanları ve ilerleme güzergâhları titizlikle belirlenmişti.

Kahramanlarımız zamanla yarışıyordu. Geri çekilen Yunan kuvvetlerinin geçtikleri yerlerde halka zulmedeceği biliniyordu. Bu nedenle Büyük Taarruz’un ağır ve yıpratıcı muharebelerinden henüz çıkmış olan Mehmetçik ve zeybek müfrezeleri, tüm olumsuzluklara rağmen düşman kuvvetlerine ulaşmak için amansız bir takibe girişti.

3 Eylül 1922 sabahı saat 08.00 sıralarında Yarbay Çolak İbrahim Bey komutasındaki akıncı müfrezesi, efelerin ve zeybeklerin desteğiyle Burhaniye’yi, bugünkü adıyla Buharkent’i kontrol altına aldı.

4 Eylül’ü 5 Eylül’e bağlayan gece Demirci Mehmet Efe ve müfrezesi Nazilli’ye girdi. 5 Eylül’de 59. Alay’ın bir taburu da Nazilli’ye yönlendirildi. Böylece milis kuvvetlerinin ardından Mehmetçiğin de bölgeye ulaşmasıyla Nazilli’deki Yunan işgali sona erdi.

Aynı gün 74. Piyade Alayı’nın 7. Bölüğü, Yunan işgal kuvvetlerinin yakarak terk ettiği Kuyucak’a girdi. Küçük bir müfreze ile bir tabur Mehmetçik Sultanhisar ve Atça’yı kontrol altına aldı.

6 Eylül sabahı Hâkim Süreyya Örgeevren Bey komutasındaki milisler Söke’ye girdi. Jandarma Yüzbaşı Rıfat Bey’in emrindeki piyade taburu da gece vakti şehre ulaşarak Söke’deki Yunan işgaline son verdi.

Kurtarılan yerlerde halk, yıllardır hasret kaldığı özgürlüğe kavuşmanın büyük sevincini yaşıyordu. Ev ve dükkânlara Türk bayrakları asılıyor; Mehmetçik ve zeybekler gözyaşları, dualar ve büyük bir minnetle karşılanıyordu.

Artık ordumuzun önündeki en önemli hedef Aydın’dı.

7 Eylül 1922 sabahı saat 08.30 sıralarında Türk birlikleri, 28 Haziran 1919 tarihli Aydın Muharebesi’nde olduğu gibi, şehre üç ayrı koldan girdi. Yüzbaşı İbrahim Özbay komutasındaki birlik Soğukkuyu istikametinden, Teğmen Eyüp Bey komutasındaki birlik Tellidede yönünden ilerlerken, Yüzbaşı Arap Nuri ile Yörük Ali Efe’nin emrindeki müfreze Çine Dörtyol istikametinden ilerledi.

Yunan kuvvetlerinin makineli tüfek mevzileri ve barikatları birer birer etkisiz hâle getirildi. Vilayet, belediye ve okul binaları ile Memleket Hastanesi’ne yeniden Türk bayrağı çekildi. Aydın halkı sokakları doldurarak şehre giren Mehmetçik ve zeybekleri büyük bir coşkuyla karşıladı.

Yaklaşık üç yıl süren işgalin ardından Aydın yeniden hürriyetine kavuştu. Ancak bu kurtuluş, büyük acıların ve ağır kayıpların ardından geldi. Geride yakılmış ve yıkılmış bir şehir, parçalanmış hayatlar ve işgalin izlerini taşıyan derin bir sessizlik kalmıştı. İşgalin ilk günlerinde yaklaşık 9 bine kadar gerileyen Aydın’ın nüfusu, kurtuluş günü 500 kişinin altına düşmüştü.

Bu nedenle 7 Eylül, Aydınlıların hafızasında yalnızca bir kurtuluş günü değil; vatan uğruna ödenen büyük bedellerin anlam kazandığı, bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin gelecek nesillere emanet edildiği bir zafer günü olarak sonsuza dek yaşayacaktır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.