48,6532$%0,06
55,9976€%-0,32
6.775,52%0,92
11.081,00%0,94
44.167,00%0,93
3697198฿%-1.15206
02:00
Tek Adaylı Kongreler, Sessiz Sandıklar ve Aydın Teşkilatlarının Verdiği Mesaj
Aydın siyasetinde son günlerin en dikkat çekici gelişmesi, kuşkusuz Milliyetçi Hareket Partisi’nin ilçe kongreleri oldu.
Ancak konuşulan, seçilen ilçe başkanlarından çok, kongrelerin nasıl yapıldığı ve ortaya çıkan tablodur.
Sanki Aydın’da yeni bir siyasi model keşfedilmiş…
“Demokrasi yorulmasın” diye seçim yapılıyor ama seçilecek aday sayısı bire indiriliyor.
Böylece ne rekabet oluyor, ne yarış…
Ne de sürpriz…
Çünkü sonuç daha sandık kurulmadan herkes tarafından biliniyor.
Eskiden kongre öncesinde teşkilatlarda tek soru vardı:
“Kim kazanacak?”
Bugün ise kongre salonuna girenlerin aklına başka bir soru geliyor:
“Rakip aday hangi salonda?”
Görevlinin cevabı ise adeta dönemin ruhunu özetliyor:
“Rakip aday uygulaması kaldırıldı efendim…”
İşin ironisi bir yana…
Demokrasinin en temel unsuru olan tercih hakkı, yerini “önceden belirlenmiş sonuçların onaylanmasına” bırakmış görüntüsü veriyor.
Anlaşılan o ki kongrelerin görünmeyen yönetmeliğinde tek madde var:
“Yarış olmayacak, sadece sonuç ilan edilecek.”
Bir tarafta İl Başkanı Osmangazi Cihangiroğlu…
Diğer tarafta eski milletvekili ve MYK Üyesi Deniz Depboylu…
Ortada ise satranç tahtası…
Taşlar sürekli yer değiştiriyor.
Ancak oyunun sonunda şah mat olan hep teşkilatlar oluyor.
Saatler süren istişareler…
Bitmeyen telefon görüşmeleri…
Arka arkaya yapılan toplantılar…
Demlenen çaylar…
Ve sonunda büyük bir merakla beklenen açıklama:
“Uzun değerlendirmeler sonucunda tek aday üzerinde uzlaşılmıştır.”
Doğrusu, saatler süren istişarelerden sonra tek kişiyi bulabilmek de ayrı bir organizasyon başarısı olsa gerek.
Karagöz ile Hacivat bugün yaşasaydı, aralarında şu konuşma geçerdi:
— Bre Hacivat, kongrede kaç aday var?
— Bir efendim…
— Peki seçim niye yapılıyor?
— Fotoğraf çekilmek için…
— Sandığı niye koydunuz?
— Dekor eksik kalmasın diye…
Gülümseten bir mizah gibi görünse de, aslında düşündürücü bir tablo ile karşı karşıyayız.
Çünkü delegeler gerçekten tercih mi yapıyor?
Yoksa önceden yazılmış senaryonun son sayfasına imza mı atıyor?
Öyle ki seçim sonuçlarını sadece Yüksek Seçim Kurulu değil…
Mahalle kahvesindeki emekliler bile günler öncesinden ezbere söyleyebiliyor.
Belki de bundan sonraki kongre afişlerine şu not eklenmelidir:
“Sayın delegelerimiz; sonuç değişmeyecektir. Lütfen buna göre heyecanlanınız.”
Hatta sandığın üzerine de küçük bir levha asılabilir:
“Buraya atılan oylar, önceden belirlenmiş sonuca moral vermek amacıyla kullanılacaktır.”
İşin mizah kısmını bir kenara bırakalım.
Asıl mesele çok daha ciddi…
Çünkü bugün Aydın’da yaşanan tartışma, tek aday meselesinin çok ötesine geçmiştir.
Sorun; teşkilatların ne kadar dinlendiği, farklı görüşlerin ne kadar temsil edildiği ve tabanın iradesinin ne ölçüde yönetime yansıdığıdır.
Siyasi partiler, farklı fikirlerin medeni şekilde yarışabildiği ölçüde güçlenir.
Hukuken tek adaylı kongre yapılabilir.
Ancak siyasetin meşruiyeti yalnızca hukuktan değil, tabanın vicdanından da beslenir.
Kongre salonlarında yükselen alkışlar kadar…
Boş kalan sandalyeler de konuşur.
Kullanılmayan oylar da konuşur.
Konuşmayan delegeler de konuşur.
Ve bazen sessizlik…
En yüksek alkıştan çok daha güçlü bir mesaj verir.
İşte bugün Aydın teşkilatlarından yükselen ses de tam olarak budur.
Sessizliğin sesi…
Bu nedenle ortaya çıkan tablo doğru okunmaz, teşkilatlardan yükselen itirazlar dikkate alınmaz ve mevcut anlayışta ısrar edilirse, bunun mevcut il yönetimi açısından ciddi siyasi sonuçlar doğurması kaçınılmaz hale gelebilir.
Bugün yaşananlar yalnızca ilçe kongrelerinin nasıl yapıldığına ilişkin bir tartışma değildir.
Aynı zamanda Aydın İl Başkanlığı’nın geleceğinin de tartışılmaya başlandığı bir sürecin işaretidir.
Parti kulislerinde, kongre sürecinin ortaya çıkardığı tablo nedeniyle mevcut yönetimin il kongresine aynı siyasi güç ve meşruiyetle gidip gidemeyeceğinin yüksek sesle konuşulduğu görülmektedir.
Elbette bu değerlendirmelerin nihai muhatabı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’dir.
Ancak siyasetin değişmeyen bir gerçeği vardır:
Teşkilatın sesini duymayan yönetimler, bir süre sonra teşkilatın desteğini de kaybetmeye başlar.
Demokrasi yalnızca sandığın kurulması değildir.
Demokrasi, sandığa giden insanların gerçekten tercih yapabilmesidir.
Aksi hâlde seçim yapılmış olur…
Ama rekabet olmaz.
Kongre tamamlanmış olur…
Ama gönüller kazanılmış olmaz.
Ve unutulmamalıdır ki…
Siyasette en büyük alkış, bazen en derin sessizliğin içinde kaybolur.
O sessizlik büyümeye devam ederse, bugün ilçe kongrelerinde verilen mesajın yarın il kongresinin kaderini belirlemesi hiç kimse için sürpriz olmayacaktır.
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.