DOLAR

48,6570$%0,06

EURO

56,1479%-0,05

GRAM ALTIN

6.804,91%1,35

ÇEYREK ALTIN

11.131,00%1,39

TAM ALTIN

44.366,00%1,39

BİTCOİN

3675395฿%-1.93806

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Geleceğimizi Şekillendiren Temmuz Günleri

İmparatorluktan bağımsızlık mücadelesine ve Cumhuriyet’e uzanan yürüyüşümüzde Temmuz; kimi zaman küllerinden doğan bir mücadele çağrısını, kimi zaman köklü bir yeniden yapılanma iradesini, kimi zaman da milletçe omuzladığımız onur anlarını ve hüzünle yoğrulan özveri günlerini kaydeden bir tarih çizelgesi olarak belleğimizde yerini almıştır.

Temmuz çizelgesinin ilk büyük halkalarından biri olarak 23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet ilan edilmiştir. Anayasal düzene geçişin ilanı, o dönem ülke genelinde adeta büyük bir coşku dalgası yaratmış; sokaklar süslenmiş ve günlerce süren görkemli şenlikler düzenlenmiştir. 1908 ile 1918 yılları arasında yaşanan bu on yıllık süreç, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin hem fikri hem de kurumsal altyapısını hazırlamıştır. Meşrutiyet’le birlikte başlayan anayasal dönem, yalnızca siyasi yapıyı değiştirmekle kalmamış toplum hayatının her alanını köklü reformlarla yeniden şekillendirmiştir.

Tam 11 yıl sonra, yine bir 23 Temmuz günü olan 1919’da Erzurum Kongresi toplanmıştır. Milli Mücadele’nin askeri ve hukuki temelleri bu kongrede atılmış; tüm dünyaya vatanın bir bütün olduğu, parçalanamayacağı ve manda ile himayenin asla kabul edilmeyeceği ilan edilmiştir. Topyekun mücadele kararının alındığı bu tarihi kongrede, Büyük Millet Meclisi açılana kadar mücadeleyi her alanda yönetecek olan Temsil Heyeti oluşturulmuş, Kuva-yı Milliye ise tek meşru güç olarak kabul edilmiştir. Bu meşru güç, 1920’de açılacak olan Meclis’in 3 Mayıs 1920 tarihli kararıyla düzenli ordunun kurulacağı tarihe kadar Anadolu’daki bütün cemiyetleri ve milis gruplarını tek bir çatı altında toplamıştır.

Vatan savunmasının en çetin günlerinde, 15 Temmuz 1921’de Binbaşı Nazım Bey şehit düşmüştür. Kurtuluş Savaşı’nın en kritik anlarından biri olan Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde şehit düşen 4. Tümen Komutanı Binbaşı Nazım Bey, henüz düzenli ordu kurulmadan önce Aydın Köşk Cephesi Komutanlığını da büyük bir özveriyle üstlenmiş kahramandı. Kendisi, Bolu-Düzce isyanlarının bastırılmasında, I. ve II. İnönü zaferlerinde üstün başarılar göstermiş ve bu nitelikli askerin kaybı cephede derin bir üzüntü yaratmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, onun bu büyük fedakarlığı karşısında, şehadetinden henüz 24 saat sonra, 16 Temmuz 1921’de çıkardığı özel bir kararla kendisini miralaylığa, yani albaylığa terfi ettirerek hatırasını ölümsüzleştirmiştir.

Askeri zaferlerin ardından gelen Cumhuriyet atılımlarıyla 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında yolcu ve yük taşıma hakkı artık yalnızca Türk gemilerine tanınmıştır. Türk karasularında tam bağımsızlık anlamına gelen bu kanunun yürürlüğe girdiği 1 Temmuz, Mavi Vatan’da kapitülasyonların son izlerini de silen ve tam egemenliği sağlayan tarihi bir dönüm noktası olarak her yıl “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” adıyla gururla kutlanmaktadır.

Demokrasi yolculuğunda ise 21 Temmuz 1946’da ülkemizde ilk kez Çok Partili Seçimler yapılmıştır. Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçişin ilk somut ve en önemli adımı olan çok partili ve tek dereceli seçimlerde tam altı siyasi parti yarışmıştır. Türk demokrasisinin bu milat noktasında, meclisteki 465 milletvekilliğinden 397’sini Cumhuriyet Halk Partisi, 61’ini Demokrat Parti, kalan 7’sini ise bağımsız adaylar kazanmıştır.

Yakın tarihimizin en stratejik hamlelerinden biri olarak, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştirilmiştir. Bu harekat hem askeri hem de siyasi tarihimizin en kritik sınır ötesi ve stratejik dönüm noktalarından biridir. Karşı karşıya kalınan tüm uluslararası baskılara ve ağır ambargo tehditlerine rağmen, yalnızca adada yaşayan soydaşlarımızın can güvenliğini korumak ve haklarını savunmak amacıyla başlatılan harekat; Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak kendi hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığını tüm dünyaya ilan etmiştir.

Özetle; Temmuz ayı Türk tarihinin anayasal uyanışını, sarsılmaz bağımsızlık azmini, denizlerdeki mutlak egemenliğini, demokrasi arayışını ve cephedeki destansı kahramanlıklarını omuzlayan çok özel bir zaman dilimidir.

İşte bu yüzden belleğimizde “Zaferler Ayı Ağustos’u” nasıl sarsılmaz bir köşe taşıysa, geçmişimizin ve geleceğimizin nakşedildiği ‘Temmuz’un Onurlu Günler Çizelgesi’ nde kayıtlı o tarihi günler de o kadar sönmez ve silinmez bir yer tutmaktadır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.