DOLAR

48,6538$%0,05

EURO

56,1755%-0,02

GRAM ALTIN

6.807,38%1,39

ÇEYREK ALTIN

11.133,00%1,41

TAM ALTIN

44.377,00%1,41

BİTCOİN

3687791฿%-0.7195

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Doğanın Fast Food’u: Meyve Şekerinden Korkmalı mıyız?

Son yıllarda beslenme dünyasında öyle bir rüzgâr esiyor ki neredeyse sepetteki masum bir elmaya bile şeker bombası gözüyle bakmaya başladık. Danışanlarımdan en sık duyduğum sorulardan biri meyvenin çok şekerli olup olmadığı ve kilo yapıp yapmayacağıdır. Şehir efsanelerini bir kenara bırakıp gerçeklere odaklanarak bu tatlı konuyu masaya yatırmak gerekir. Öncelikle şunu netleştirmeliyiz: Bir kutu gazlı içecekteki şekerle bir portakaldaki şeker, vücudunuzda aynı şekilde karşılanmaz. Evet, ikisinde de fruktoz yani meyve şekeri vardır; ancak meyve bu şekeri size lif, su, vitamin ve antioksidan paketinde sunar.

Meyveyi ısırdığınızda içindeki lifler, şekerin kana karışma hızını yavaşlatır. Yani karaciğerinize bir şeker şoku yaşatmazsınız; vücudunuz onu sindirmek için zaman kazanır. Gazlı içeceklerde ise şeker doğrudan ve hızla emilerek metabolizmanızı yorar. Aradaki fark, bir bardak suyu yudum yudum içmekle tazyikli bir hortumla su içmeye çalışmak gibidir. Bu noktada en büyük sağlık tuzağına, yani sıkılmış meyve sularına dikkat çekmek istiyorum. Bir bardak portakal suyu için yaklaşık üç dört portakal sıkarsınız ancak o portakalların en değerli kısmı olan posayı, yani lifi çöpe atarsınız. Geriye kalan ise posasız, hızlı emilen yoğun bir şekerdir. Bu yüzden mottomuz “meyveyi içmek değil, çiğnemek” olmalıdır.

Kilo Verme Sürecinde Meyvenin Rolü

Meyveler, sanılanın aksine kilo verme sürecinde en büyük dostunuzdur. Yüksek lif içeriği sayesinde sizi uzun süre tok tutar ve doyurucudur. Örneğin bir paket bisküvi yerine yiyeceğiniz bir elma, çok daha az kaloriyle tatlı krizinizi bastırır. Ayrıca antrenman öncesi harika bir doğal yakıt sağlayarak enerji verir. Meyve sağlıklı olsa da her besinde olduğu gibi porsiyon kontrolü önemlidir. Özellikle diyabeti olanlar veya ketojenik diyet gibi özel beslenme programları uygulayanlar bu porsiyon miktarına daha fazla dikkat etmelidir. Ancak genel kural basittir: Meyveyi mevsiminde, bütün olarak ve çeşitlendirerek tüketin.

Portakalın hastalıklara kalkan olan C vitamininden, narın gençlik iksiri sayılan güçlü antioksidanlarından, ayvanın kan şekerini dengeleyen ve tok tutan muazzam lifinden mahrum kalmayın. Unutmayın ki meyve doğanın bizlere sunduğu en sağlıklı fast food’dur ama en doğal ve en şifalı olanıdır. Meyve tüketirken yanına bir iki tam ceviz veya küçük bir kâse yoğurt eklerseniz, kan şekerinizin çok daha dengeli kalmasını sağlarsınız.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP