48,6538$%0,05
56,1755€%-0,02
6.807,38%1,39
11.133,00%1,41
44.377,00%1,41
3687791฿%-0.7195
02:00
Değerli okurlar, sizlere öncelikle en içten sevgi ve saygılarımı iletmek istiyorum.
Bugünkü yazımda Türkiye’nin gündemini meşgul eden, aynı zamanda demokrasimizin tahrip edildiğinin tespiti olan CHP ile ilgili “Butlan” kararı hakkında düşüncelerimi ve görüşlerimi aktarmak istiyorum.
Türk ve dünya siyasi partiler tarihinde eşini görmediğimiz bir olay yaşadık.
İki yılı aşkın bir süreden beri devam eden bu dava neticede mahkeme, CHP’nin kongresinde delegelerin menfaat karşılığı iradelerinin satın alındığına hükmetmiş ve kongreyi iptal etmiştir.
Bu karar neticesinde CHP’nin 38. kurultayı iptal edilmiş ve bu kurultaydan sonra yapılan işler de otomatik olarak ortadan kalkmıştır.
CHP’nin yaşadığı ve parti içi hiziplerin kavga ve rekabeti sonrası savcılıklara yapılan suç duyuruları sonucu açılan davaya, itirafçıların ifadelerinin de dosyaya girmesi ile mahkeme “Butlan” kararı vererek Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin CHP’de göreve gelmesi yönünde kararını vermiştir.
Cumhuriyet dönemi siyasi tarihi ve seçimleri içerisinde, bilhassa yerel seçim listelerinin hazırlanmasında çeşitli zamanlarda mahkemelere intikal etmeyen ama halk arasında yapılan dedikoduları dikkate aldığımızda birçok siyasi partide ortaya çıkmamış olayların yaşanmış olabileceğini düşünebiliriz.
Bilhassa 31 Mart 2024 seçimlerinde, birçok il ve ilçede listelerin tanziminde demokrasiye aykırı işlerin yapıldığını ve bunları halkın konuştuğunu mutlaka duyanlar olmuştur.
Mahkemenin verdiği “Butlan” kararı öncelikle CHP’yi bağlamış ve bazı yaptırımlar da getirmiştir. Böylece CHP yönetimi değişmiştir.
Her ne kadar mevcut yönetim kararı tanımadığını ilan etse de CHP’nin karargâhı olan Genel Merkez binasını polis zoru ile de olsa terk etmiş, mahkemenin kararına istemeyerek de olsa boyun eğmiştir. Bu durum CHP için hukukun üstünlüğü adına doğru bir hareket olmamıştır.
Butlan kararı, Türk siyasi tarihi içerisinde çok önemli bir yere oturmuştur. Bu karar yaptırımları açısından CHP’yi bağlamakla birlikte, diğer siyasi partiler tarafından dikkatli ve üzerinde düşünülerek incelendiği takdirde, Türk demokrasisinin geleceğinin inşasına kalite ve ahlak yönü ile katkı yapabileceğini düşünüyorum.
Karara bu açıdan bakılırsa, bütün siyasi partilerin bir araya gelerek demokrasinin sağlıklı, doğru ve temiz bir zeminde işlemesi için çalışmalar yapmaları gerektiğine inanıyorum.
Bu çalışmalar öncelikle:
Anayasa’nın yeniden yerli ve milli bir anlayışla, tarihteki yerimizi dikkate alan, inanç değerlerimizle bütünlük arz edecek şekilde yazılmalı,
Siyasi Partiler Kanunu da halkın iradesini en iyi ve en doğru yansıtacak hâle gelecek şekle getirilmeli,
Seçim kanunu da seçmenin iradesini doğrudan ortaya koymasını sağlayacak bir sistem olacak şekilde tartışılmalı ve düzenlenmeli (dar veya daraltılmış bölge). Böylece seçmen hem milletvekilini hem de bağlı olduğu partiyi daha dikkatli bir şekilde seçmesi gerçekleşmiş olabilir.
Bu durum seçmenin milletvekilini siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel görüşleri ile tanımasını sağlayabileceği gibi, kültürel birikimi, halkla ilişkiler yönü ile de daha isabetli değerlendirme imkânı verecektir.
Ayrıca milletvekili ile birlikte seçmenin sorumluluğu da artacaktır. Böylece milletvekilinin de hesap vereceği toplum meydana gelecektir.
Milletvekili partisi ile anlaşmazlığa düşerek istifa ederse veya ihraç edilirse vekilliği düşmeli ve 3 ay içerisinde bölgesinde seçime gidilmelidir.
Butlan kararı üzerinde siyasi partilerimiz derinlemesine düşünceler geliştirebilirse partilerin “Anayasa”sı olarak da kabul edilen tüzüklerini yeniden gözden geçirmeleri gerekebilir. Böyle bir çalışma demokrasimiz ve “siyasi ahlakımızın” kökleşmesi için çok faydalı olacağını düşünüyorum.
Mahkemenin CHP’nin 38. kurultayında yapılan seçim ile ilgili delegelerin oylarının bir bedel karşılığı yön değiştirmesi ile ilgili tespitleri siyasi hayatımız ve demokrasimiz için bir nevi “yüz karası” niteliğindedir.
Bu tespitleri bütün siyasi partiler dikkate almalıdır.
Halka güven verecek hukuki tedbirleri almak için “Demokrasi Komisyonu” kurulabilir.
Siyaset yapmak isteyen vatandaşlarımızın ortaya çıkabilmelerine imkân ve zemin hazırlayan bir yapı kurulmalıdır.
Bugün siyasi partilerimiz il, ilçe, belediye başkanlarını, milletvekillerini ve diğer yöneticilerini kısır bir döngü içerisinde yapılan araştırma ve inceleme sonucu “atama” usulü ile yaptıklarını biliyoruz.
Bu atama usulünün demokrasinin bizatihi kendisi ile uyumlu olmadığını halkımız görüyor ve bu durumdan sürekli şikâyet ettiğini görüyor, biliyor ve dert yandığını da bizzat dinliyoruz.
Butlan kararı ile mahkeme son olarak şunları da söylüyor diye düşünüyorum:
Son bin yılın tarihine yön vermiş, süper güç olarak uzun bir hayat sürmüş, temsil ettiği medeniyet yönü ile adil olmuş, adalet dağıtmış büyük ve necip Türk milletine bölgenin ve dünyanın ihtiyacı vardır.
Onun içindir ki siyasi hayatımıza “ahlak ve edep” çok iyi bir şekilde yerleştirilmeli, demokrasimiz yeryüzünde örnek alınacak şekilde güçlendirilmeli ve halkın katılımı azami seviyeye çıkarılmalıdır.
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Sayın Vekilim, Yazdıklarına aynen katılıyorum. Ağzınıza ve yüreğinize sağlık, sağolun varolun ALLAH ‘a emanet olun. Saygılarımla.
Yazınız çok yerinde olmuş tespitlerini doğru tebrik ederim .seçimler mutlaka tercihli sistem üzerine olmalı halktan kopuk sadece genel merkez ile diyaloğu olanlar listede olmamalı seçmene de tercih hakkı verilmeli bu nedenle seçimlerde terçhli sistem gelmeli halk kendi insanını meclise taşımalı delege sistemi kaldırılmalıdır nitekim bunu chp de yaşadık her zaman güçlü olan aday delegeyi satın alabiliyor. Insallah yeni anayasa hazırlanırken bunlarda dikkate alınır Bu günü kadar halkçı gözüken halk partisi iktidar yüzü görmez çünkü kendilerini üst tabaka gördükleri için halkı hakir görür geçmişte köy bekçisi ile insanları yönetikleri için aşağıya inemezler. Hayırlı olur inşallah