DOLAR

48,6519$%0,06

EURO

56,1498%-0,06

GRAM ALTIN

6.794,35%1,20

ÇEYREK ALTIN

11.107,00%1,18

TAM ALTIN

44.266,00%1,16

BİTCOİN

3687428฿%-0.46947

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Aydın Siyasetinde Fay Hatları Kırılıyor

Transferler, Dağılan Muhalefet ve MHP’de Bayrakların Anlattığı

Aydın siyaseti belki de uzun yıllardır hiç bu kadar hareketli, hiç bu kadar öngörülemez ve hiç bu kadar savrulmaya açık olmamıştı.

Bir tarafta transferlerle siyasi alanını genişleten AK Parti… Bir tarafta daha kuruluşunun ilk günlerinde kendi içinde ciddi görüş ayrılıklarıyla karşılaşan Yeni Parti… Diğer tarafta Aydın’da belediye başkanlığı bakımından adeta haritadan silinen CHP… Sahada neredeyse görünmeyen İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti ve Yeniden Refah… Ve bütün bunların karşısında, Aydın’daki siyasi boşluğu değerlendirmesi beklenirken kendi teşkilat sorunlarıyla boğuşan bir MHP…

Kısacası Aydın siyasetinde kartlar yalnızca yeniden dağıtılmıyor. Masa baştan kuruluyor.

AK Parti Transfer Vitesini Yükseltti

İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş’ın partisinden istifa ederek AK Parti’ye katılması, Aydın siyaseti bakımından sıradan bir milletvekili transferi olarak okunmamalıdır. Çünkü arkasından gelen açıklamalar, AK Parti’nin yerelde de transfer politikasını sürdüreceğinin işaretlerini verdi.

Nitekim AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem açıkça önümüzdeki dönemde en az 2-3 belediye başkanının AK Parti’ye katılmasını beklediğini ifade etti. O halde bundan sonraki soruyu açıkça sormak gerekiyor: Sırada kim var?

Aydın siyasetinin kulislerinde özellikle Bozdoğan ve Karacasu başta olmak üzere bazı belediye başkanlarının isimleri konuşuluyor. Nazilli’deki son gelişmeler de düşünüldüğünde bu listeye Nazilli’nin eklenmesi kimseyi şaşırtmamalıdır.

Elbette bugün itibarıyla bunların hiçbiri kesinleşmiş bir siyasi karar değildir. Ama siyasette bazen açıklamalardan daha önemli olan şey, istikamettir. Ve AK Parti Aydın İl Başkanı’nın açıklaması istikameti yeterince açık göstermektedir: AK Parti Aydın’da transfer dosyasını kapatmamıştır.

Yeni Parti: Dağ Fare mi Doğurdu?

Özgür Özel’in liderliğinde büyük beklentilerle yola çıkan Yeni Parti’nin ilk görüntüsü ise bana göre beklenen siyasi heyecanı üretmekten oldukça uzak. Hatta daha açık söyleyelim: Dağ fare doğurdu görüntüsü var.

Bu yalnızca Aydın’a özgü de değil. Çerçeve Yasa oylamasında yaşanan tablo bunun en açık örneklerinden biriydi. Genel Başkan Özgür Özel ve parti yönetimi yasaya “evet” derken Yeni Parti’nin 91 milletvekilinden 54’ü “hayır”, yalnızca 35’i “evet” oyu kullandı.

Elbette buna “parti içi demokrasi” diyenler olacaktır. Denilebilir. Ancak siyasetin başka bir gerçeği daha vardır: Bir siyasi partinin genel başkanı ve yönetim kadrosu ülkenin en önemli meselelerinden birinde bir istikamet gösteriyor, milletvekillerinin çoğunluğu tam tersine gidiyorsa orada yalnızca demokrasi değil, liderlik ve siyasi bütünlük tartışması da başlar. Daha yolun başında ortaya çıkan bu görüntünün muhalif seçmende oluşturduğu soru işaretlerini küçümsememek gerekir.

İmamoğlu Davası: Hükmü Mahkeme Verecek

Yeni Parti açısından bir başka büyük mesele ise Silivri’de devam eden Ekrem İmamoğlu davasıdır.

Burada çok önemli bir çizgiyi özellikle çekiyorum: Ekrem İmamoğlu hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmadan hiç kimse “suçlu” ilan edilemez. Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir.

Ancak aynı şekilde kamuoyuna açık duruşmalarda ortaya atılan iddialar, etkin pişmanlıktan yararlanan sanıkların beyanları ve mahkemede tartışılan belgeler de siyasi açıdan yok sayılamaz. Aziz İhsan Aktaş başta olmak üzere bazı sanıkların mahkeme huzurundaki beyanları kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

Silivri’de yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun diğer sanık ve etkin pişmanlıktan yararlanan şahıslarla yapılan yüzleşmelerde savunma yapmaması, ortaya bilgi, belge, done koyamaması, tabiri caizse suçluluğunu tescilleyecek bir yola girmesi de çok etkili oldu.

Dolayısıyla Yeni Parti açısından mesele yalnızca hukuki değildir. Aynı zamanda siyasi bir güven sınavıdır. İmamoğlu ve savunma makamının bu iddialara vereceği somut cevaplar, yalnızca mahkeme dosyasının değil, Yeni Parti’nin gelecekteki siyasi iddiasının da önemli belirleyicilerinden biri olacaktır.

Kararı sosyal medya değil, siyasetçi değil, köşe yazarı hiç değil; bağımsız mahkeme verecektir.

Aydın’da Bülent Tezcan’ın Önündeki Zor Soru

Aydın’da Yeni Parti açısından tartışılan başka bir konu da Milletvekili Bülent Tezcan’ın kızı Avukat Ezgi Tezcan Yaşar ve damadı Avukat Umut Yaşar’ın durumudur.

Kuşadası Belediyesi soruşturması kapsamında her iki isim hakkında da gözaltı kararı bulunuyor. Her ikisinin de yurtdışında olduğu kamuoyuna yansıdı. Bülent Tezcan ise seyahatlerinin daha önceden planlandığını ve Türkiye’ye döneceklerini söylüyor.

Dolayısıyla kimseyi peşinen suçlu ilan etmek mümkün değildir. Ancak kamuoyunun sorduğu soru da son derece basittir: Ne zaman dönecekler?

Çünkü siyaset yalnızca hukuki sorumluluk üzerinden değil, kamuoyu güveni üzerinden de yürür. Hakkında adli işlem bulunan insanların ülkeye dönerek hukuk önünde iddialara cevap vermeleri, en başta kendileri açısından önemlidir.

Nazilli’de Bir Günde Üç Ayrı Siyasi Gerçek!

Gelelim Nazilli’ye… Burada yaşananları dışarıdan izleyen bir vatandaşın kafasının karışmaması neredeyse mümkün değil.

Yeni Parti Nazilli İlçe Başkanı Aslı Ökmen, Ertuğrul Tetik’in CHP’den ayrıldığını ve Yeni Parti’ye üye olduğunu söylüyor. Bizzat kendisinin üye yaptığını basına açıkladı. CHP Nazilli İlçe Başkanı Naim Atmaca ise Tetik’in CHP üyesi olduğunu söyledi. Ardından Ertuğrul Tetik çıkıyor ve CHP’den istifa etmediğini doğruluyor.

Daha sonra ne oluyor? Ertuğrul Tetik basının karşısına çıkıp gözyaşları içerisinde CHP’den istifa ettiğini ve bağımsız devam edeceğini açıklıyor.

Siyasette 24 saat uzun zamandır derlerdi. Nazilli’de artık 24 saat değil, birkaç saat bile uzun zaman!

Daha dikkat çekici olan ise Yeni Parti Nazilli örgütlenmesinin üzerinden çok kısa bir süre geçmişken Aslı Ökmen’in ilçe başkanlığını bırakacağını, kongrede aday olmadığını ifade etmesi.

İşte tam burada Aydın siyasetinde insanın aklına o meşhur tabir geliyor: Anlaşılan Bülbül sazı eline almış… Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün bundan sonraki süreçte parti yapılanması üzerindeki ağırlığının nasıl şekilleneceğini hep birlikte göreceğiz.

CHP Aydın’da Adeta Silindi

CHP açısından tablo daha da ağır. Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik’in son istifasının ardından Aydın’ın 17 ilçesinde CHP’li belediye başkanı kalmadı.

Bu, herhangi bir siyasi parti açısından sıradan bir başarısızlık değildir. Bir zamanlar Aydın’da yerel siyasetin en güçlü aktörlerinden biri olan CHP’nin bugün geldiği noktada belediye başkanlığı haritasından silinmesi, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken siyasi bir çöküştür.

Üstelik parti içindeki mücadele bitmiş görünmüyor. Dün omuz omuza yürüyenler bugün karşı karşıya. Dün aynı kürsüden konuşanlar bugün birbirlerini suçluyor. Kimin kimin yanında olduğu, hangi grubun hangi milletvekiliyle hareket ettiği, yarın kimin hangi siyasi yapıda olacağı belirsiz.

CHP Aydın’da artık seçim kazanmaktan önce kendi enkazını kaldırmak zorunda.

İYİ Parti ve Diğerleri: Varlar mı, Yoklar mı?

İYİ Parti açısından Ömer Karakaş’ın AK Parti’ye geçişi çok ağır bir siyasi darbe oldu.

Peki İYİ Parti Aydın teşkilatı nerede? Zafer Partisi nerede? Anahtar Parti nerede? Yeniden Refah Partisi nerede?

İl başkanlıkları elbette kâğıt üzerinde vardır. Ama siyaset tabela asmak değildir. Siyaset sahada olmaktır. Vatandaşın arasında olmaktır. Yerel gündeme müdahil olmaktır. Basında fikir ortaya koymaktır. Aydın’ın meselelerine çözüm üretmektir.

Bugün ortalama bir Aydınlıya bu partilerin il başkanlarının isimlerini sorsanız kaç kişi cevap verebilir? İşte mesele budur. Siyasette görünmüyorsanız, bir süre sonra yok sayılırsınız.

Peki MHP?

İşte benim asıl üzerinde durmak istediğim yer burası. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nden beklenti başkadır.

MHP sıradan bir siyasi parti değildir. Türk milliyetçiliği gibi büyük bir fikrî mirası temsil ettiğini söyleyen bir hareketin teşkilat anlayışı da sıradan olamaz.

Fakat Aydın’da nasıl bir görüntü var? İki düğünde halay çekmeyi “Terörsüz Türkiye çalışması” zanneden bir teşkilat görüntüsü… Vatandaşla arasına mesafe koymuş bir yönetim anlayışı… Kibir, ego ve tepeden bakma eleştirilerinin giderek yükseldiği bir il başkanlığı… Ve kamuoyunda adeta Kurtlar Vadisi’ndeki Polat Alemdar edasıyla dolaştığı eleştirilerine konu olan İl Başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu…

Siyaset racon kesme yeri değildir. Siyaset vatandaşa dokunma sanatıdır.

O Eski Salı Günleri Nerede?

Aydın MHP’yi geçmişten bilenler hatırlar. Salı günleri il binasının önü dolar taşardı. İnsanlar görüşebilmek için sıra beklerdi. Esnaf gelirdi. Çiftçi gelirdi. Ülkücü gelirdi. Vatandaş derdini anlatmaya gelirdi.

Peki şimdi? Ne gelen var ne giden. Daha vahimi, kamuoyunda oluşan algıya bakılırsa gelen giden olsun isteyen bir yönetim anlayışı da yok.

İl Başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu ile görüşebilmek için önce özel kalem müdürü Murat Bey’i aşacaksınız, sonra randevu alabileceksiniz…

Siyasetçi halktan kaçmaz. Siyasetçi halkın kendisine ulaşmasını kolaylaştırır. Kapının önüne bürokratik duvar örerek milliyetçilik yapılmaz.

MHP’de Kongrelerin Üzerindeki Soru İşaretleri

Bir başka ciddi mesele teşkilat kongreleridir. Nazilli… Kuyucak… Kuşadası… Ve diğer ilçeler…

Üyelikler, delegelikler, yönetim listeleri ve kongre süreçleri hakkında ciddi itirazlar dile getirildi. Bu tartışmaları artık küçümsememek gerekir. Çünkü hemen yanı başımızdaki Manisa’nın Salihli ilçesinde yapılan MHP ilçe kongresi, yapılan itiraz üzerine iptal edildi.

Salihli kararının ayrıntılı hukukî gerekçesi, parti üyesi olmayan kişilerin ilçe başkanı ve yönetim kurulu üyesi yapılması sonucunda YSK tarafından iptal edildi. Bu durum 2820 Siyasi Partiler Kanunu’na ve MHP tüzüğüne aykırı bir durum. YSK da gereğini yapmış.

MHP Aydın yönetimi kendi kongre dosyalarını yeniden incelemeyi düşünüyor mu? Parti üyesi olmayan kişilerin yönetim organlarına veya başkanlıklara getirilip getirilmediği iddiaları doğruysa bunlar “küçük teknik hata” denilerek geçiştirilemez. Siyasi Partiler Kanunu, parti tüzüğü ve seçim mevzuatı ortadadır.

Nazilli’den Kuyucak’a, Kuşadası’ndan diğer ilçelere kadar bütün kongre süreçleri hukukçular tarafından tek tek incelenmelidir. Çünkü demokrasi başkalarına anlatılmadan önce kendi teşkilatında uygulanır.

2 Milyonluk Kongre mi, Terörsüz Türkiye mi?

Şimdi gelelim Aydın siyasi kulislerinde konuşulan başka bir iddiaya.

MHP Aydın İl Kongresi için sanatçı Ali Kınık’ın getirileceği ve yaklaşık 2 milyon TL civarında bir bütçe oluşturulduğu konuşuluyor.

Altını çiziyorum: Bu rakamı doğrulayan resmî bir açıklamaya ulaşılmış değildir. Dolayısıyla İl Başkanlığı çıkıp açıklamalıdır: Doğru mudur, değil midir? Doğruysa bu bütçenin kaynağı nedir? Kim karşılamaktadır?

Ve daha önemlisi… Türkiye’nin en önemli gündemlerinden biri Terörsüz Türkiye iken, şehit ailelerinin, gazilerin ve terörden zarar görmüş binlerce ailenin hassasiyetlerinin konuşulduğu bir dönemde MHP Aydın İl Başkanlığı hangi kapsamlı çalışmayı yaptı? Kaç şehit ailesinin kapısını çaldı? Kaç gaziyle toplantı yaptı? Kaç ilçede Terörsüz Türkiye’yi vatandaşlara anlattı? Kaç konferans düzenledi? Kaç rapor hazırladı? Bunların cevabını kamuoyu bilmek ister.

Ve O Bayraklar…

Bütün tartışmaları bir kenara bırakın. MHP Aydın İl Başkanlığı binasının önüne bakın.

Türk tarihini ve Türk devletlerini temsil eden bayrakların bir bölümünün solmuş, yıpranmış, yırtılmış ve iplerinin kopmuş hâlde olduğuna ilişkin görüntüler kamuoyuna yansıdı.

Bu görüntülerdeki mesele birkaç metre kumaş değildir. Mesele zihniyettir. Mesele hassasiyettir. Mesele temsil ettiğiniz değerlere ne kadar sahip çıktığınızdır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin binasının önünde Türk devletlerini temsil eden bayraklar yırtık ve solmuş hâlde duruyorsa vatandaş doğal olarak sorar: Her gün o binaya girip çıkan yöneticiler bunu görmüyor mu? Görüyorsa neden değiştirmiyor? Görmüyorsa zaten daha büyük problem değil mi?

Ve insan ister istemez şunu söylüyor: Sayın Osman Gazi Cihangiroğlu… 2 milyon liralık kongre hazırlıklarını bir kenara bırakın. Ali Kınık’ı da bir kenara bırakın. Konseri de, sahneyi de, ışığı da bir kenara bırakın. Önce burnunuzun dibindeki o bayrakları değiştirin!

Çünkü milliyetçilik yalnızca kürsüde “Türk milleti” demek değildir. Milliyetçilik bazen kopmuş bir bayrak ipini görmektir. Bazen solmuş bir bayrağı değiştirmektir. Bazen şehit annesinin kapısını çalmaktır. Bazen parti binasının kapısını vatandaşa sonuna kadar açmaktır. Ve bazen milyonluk organizasyonlardan önce bir bayrağın namusunu korumaktır.

Aydın’da Yeni Dönem Başlıyor

Önümüzdeki aylar Aydın siyaseti açısından çok hareketli geçecek.

AK Parti yeni transferlerin peşinde. Yeni Parti daha doğarken kendi içindeki siyasi uyumu sınamak zorunda. CHP Aydın’da tarihinin belki de en ağır yerel siyasi krizlerinden biriyle karşı karşıya. İYİ Parti Ömer Karakaş’ın gidişinin ardından toparlanmak zorunda. Diğer küçük partiler sahaya çıkmadıkları müddetçe tabeladan ibaret kalma riski taşıyor.

MHP ise başkasının krizinden medet ummak yerine önce kendi evinin içine bakmak zorunda.

Çünkü siyasetin değişmeyen bir kuralı vardır: Rakibinizin kötü olması sizi iyi yapmaz. İyi olmak için çalışacaksınız. Kapınızı açacaksınız. Sahaya ineceksiniz. Halkı dinleyeceksiniz. Hukuka uyacaksınız. Teşkilatınıza sahip çıkacaksınız.

Ve en önemlisi… Temsil ettiğinizi söylediğiniz değerlere önce kendiniz saygı göstereceksiniz.

Aydın’da bugün yaşanan siyasi tablo bize tek bir şeyi söylüyor: Eski düzen dağılıyor. Şimdi mesele kimin daha çok bağırdığı değil; kimin daha çok çalıştığı, kimin vatandaşa dokunduğu, kimin teşkilatını ayakta tuttuğu, kimin güven verdiği meselesidir.

Ve görünen o ki önümüzdeki dönemde Aydın siyasetinde daha çok taş yerinden oynayacak. Belki belediye başkanları değiştirecek safını… Belki teşkilatlar değişecek… Belki bugün yan yana duranlar yarın karşı karşıya gelecek.

Ama değişmemesi gereken bir şey var: Türk siyasetinde makamlar geçicidir, millet kalıcıdır.

Ve söz konusu Milliyetçi Hareket Partisi ise bir cümle daha eklemek gerekir: Kongre salonunun ışığından önce, binanızın önündeki bayrağa bakın.

Çünkü bazen koskoca bir teşkilatın içinde bulunduğu hali anlatmaya uzun uzun konuşmaya gerek yoktur. Bazen yırtılmış bir bayrak, bin kelimeden daha fazla şey anlatır…

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP