DOLAR

40,2601$% 0.13

EURO

46,7458% 0.13

GRAM ALTIN

4.316,24%0,46

ÇEYREK ALTIN

7.009,00%0,17

TAM ALTIN

27.951,00%0,17

BİTCOİN

4784136฿%1.67421

Sabah Vakti a 02:00
Aydın AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Görkem Akçay

Görkem Akçay

04 Ocak 2026 Pazar

İnsan Doğduğu Topraklardan Nefret Eder mi?

İnsan Doğduğu Topraklardan Nefret Eder mi?
2

BEĞENDİM

ABONE OL

İnsan, doğduğu topraklara karşı içinde bir sorumluluk hisseder. O topraklardan aldığı ilhamı, birikimi yine o topraklara geri vermek, kültürüne katkıda bulunmak ister. Ben de bu düşünceyle, Aydın’ın bereketli topraklarında filizlenen bir fikri hayata geçirdim: bu fikir bir YAYINEVİ yani kitap yayımlayan bir kültür işletmesi.

Amacım sadece ticari bir girişim değil, aynı zamanda bu coğrafyanın sesini, hikâyesini, bilgisini, geçmişini, kültürünü kitaplaştırarak geleceğe taşımaktı. Ne var ki bu heyecanlı yolculuğumda en doğal beklentim olan yerel yönetimlerin ilgisi ve desteği, derin bir sessizliğe ve erişilmezliğe dönüştü.

Bu köşe yazısı, sadece şahsi bir dertlenme değil, Aydın’da kültür-sanat alanında emek veren tüm girişimcilerin yaşayabileceği ortak bir soruna dikkat çekme çabasıdır. Yerel yöneticilerimizden beklentimiz, tabelalardaki “kültür” vurgusunun, samimi bir ilgiye, erişilebilir bir iletişime ve somut desteklere dönüşmesidir. Aydın’ın kültürel zenginliği, ancak kurumların ve girişimcilerin el ele vermesiyle hak ettiği değeri bulacaktır.

Efeler Belediyesi ve Aydın Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü gibi adlarıyla kültür ve sanatı işaret eden kurumların kapıları, girişimciler için ne kadar açık? Bu kapılar sadece tabeladan ibaret. Kurduğum yayınevi vesilesiyle iletişime geçmek, fikirlerimi paylaşmak, iş birliği olanaklarını tartışmak için defalarca başvurdum, randevu istedim… Her seferinde karşılaştığım manzara aynı: “Biz sizi ararız.”  Adeta görünmez bir duvarın ardından, “Sizi ciddiye almıyoruz, sen kimsin ki?” mesajı geliyor.

Oysa yerel yönetimler, bulundukları kentin sadece altyapısını değil, kültürel dokusunu da inşa etmekle yükümlüdür. Küçük bir kültür girişiminin büyük etkiler yaratabileceğini, istihdam sağlayabileceğini, kentin tanıtımına katkıda bulunabileceğini bilmeleri gerekir. Peki, bu kayıtsızlık neden? Neden ben söyleyeyim; yerel yönetimler bu işleri bir rant kapısı olarak görüyor, sadece çıkarları varsa bu işlere giriyor ve reklam/pazarlama yani jargon ismiyle sadece PR gözüyle bakıyorlar. Bu nedenle Aydın Büyükşehir ve Efeler Belediyesi’nin “KÜLTÜR”den anladığı tek şey KONSER vermek. Kendilerini “Atatürkçü” olarak tanımlayan bu yönetimler ellerinden gelse 10 Kasım’da dahi konser verme gafletinde bulunacaklar.

Kültür müdürlerinden birini ziyarete gittiğimde daha odaya girer girmez söylenen ilk söz; “hoş geldiniz, ama tasarruf tedbiri var, bütçe yok!” ben sizden para dilenmeye gelmedim! Kendimi tanıtarak yapabileceklerimi, yıllarca aldığım eğitimi ve iş tecrübelerimle “neler yapabiliriz?” diye konuşmaya geldim.

Hayatı boyunca bir kitap dahi okumamış kişilerin “Kültür Müdürü” unvanı alması çok yazık…

Sadece kitap okumak değil mesele; Belirli bir alanda ilerleyerek örneğin sinema, tiyatro gibi… Diğer kültürel faaliyetlere kayıtsız ve sağır kalmak da ayıptır!

Aydın’ın ve Efeler’in sertifikalı ve profesyonel iş yapan bir yayınevi var o da kurduğum “Kitapresso Yayınevi”dir. Bir tane de sahafı var değerli arkadaşım Fehmi Bey’in “Efe Sahaf”ı. Hava koşulları elverdiği sürece her cuma günü saat 20.00’de harika kitaplarla mezat yapıyor ve Aydın’ı yönetenler bundan bihaber…

Nedense başta Aydın Büyükşehir ve Efeler Belediyesi olmak üzere İl Kültür Müdürlüğü de bizleri ısrarla görmezden geliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı her yıl yayınevlerinden İl Kültür Müdürlüklerine danışarak onların referansı veya kurul kararına göre kitap alımı yapıyor, faaliyete geçtiğimizden beri Bakanlık hiçbir kitabımız için alım talebinde bulunmadı, görüştüğüm iki Kültür Müdürü de sadece dinledi o da nezaketen…

Yine de hakkını yememek lazım Aydın II. Kitap Fuarı’nda Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile fuarda yer aldım. Ancak orada da bir takım ciddi sorunlar vardı, yine de kendi şehrimizde, evimizde olan bir fuara katılmak güzeldi. Bu destek için ayrıca teşekkür ederim.

Şehrimizin gurur kaynağı Adnan Menderes Üniversitesi’nde onlarca akademisyen var. Hepsi mutlaka kitap çalışması yapıyor, fakat yaptığım görüşmelerde eserleri için benimle çalışmak yerine, eserlerini değersizleştiren, alışagelmiş İstanbul ve Ankara’daki yayınevleriyle çalışmayı tercih ediyorlar ve bana karşı tavırları şu; “Aydınlıysa küçük ölçeklidir, beceriksizdir.” Tanımaya dahi cüret etmiyorlar.  

Örneğin ADÜ’de “Aydın Çalıştayı” yapıldı. Bu çalıştayın kitabı bakalım hangi firmadan yayınlanacak? Bu konuda Rektör Bülent Kent ile temmuz ayında 10 dakikalık bir görüşme yaparak konuyu arz ettim, ardından “randevu al görüşelim” dedi. Özel kalemi arayarak randevu taleplerimi ve konuyu belirtmeme rağmen çalıştayın üzerinden iki ay geçti. Hâlâ konuyla ilgili geri dönüş bekliyorum.

Bir diğer umursanmama meselesini bağlı bulunduğum Aydın Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nda yaşadım… Birkaç randevu talep ettim yine cevapsız kaldı. Fakat 2025 yılı içinde AYESOB bir akademisyenin kitabına maddi destekte bulundu. Kitap Ankara’da bir firma tarafından basıldı. (Okuru ve satışı bol olsun)

Sürekli “Yerel Esnaftan Alışveriş Yapın” diye kürsüden, makamdan nutuk atan AYESOB Başkanı kendisiyle çelişti. Daha kendi esnafına destek olmayan AYESOB’a neden aidat ödeyeyim?

Sivil Toplum Kuruluşları da çok farklı değil bu konuda… Birkaç kültürel çalışma yapan STK ile görüşme yaptım, yenilikten, gençlerden o kadar korkuyorlar ki! Tek yaptıkları yılda birkaç kez bir araya gelerek ego tatmin etmek için kendi şiirlerini okuyup kuru pasta yiyerek çay içmek… Aydın’a hiçbir katkıları yok böyle bir kaygıları da yok. Tek istedikleri protokolde yerimiz olsun, emeklilik sonrası bir titrimiz olsun…

Aydın’ın bir tarih kataloğu yok, turizm merkezi olan bu şehrin güzelliklerini anlatan bir kitap yok, incir, pamuk, kestane gibi tarım ürünlerini anlatan bir çalışması, kitabı yok!

Umarım, bu satırlar bir farkındalık yaratır ve Aydın’ın kültür haritasına yeni bir soluk getirmek isteyen herkesin dikkatini çeker. Ben tüm birikimimle iş birliğine hazırım. Ama yanıtsız kalmak, bu memleketin evladı olarak görülmemek insanın gücüne gidiyor.

O halde sormak istiyorum; İnsan doğduğu topraklardan nefret eder mi?