40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
4.316,24%0,46
7.009,00%0,17
27.951,00%0,17
4784136฿%1.67421
02:00
Dünya milletlerinin tarihlerinde, saygı ile anılan birçok insan vardır. Ancak bu konuda en seçkin yere, milletiyle gerçekleştirdiği Kurtuluş Savaşı, yaptığı sayısız inkılaplar ve oluşturduğu yeni Türkiye ile Atatürk sahiptir. Hayatı boyunca milletiyle onun kadar özdeşleşen başka bir lider yoktur. O, bütün ömrünü Türk milleti uğruna harcamış, son nefesine kadar onun için çalışmıştır. Onun, milleti ve vatanı için yaptığı hizmetler sayılamayacak kadar çoktur. O, çağ adamı olmuş tek liderdir. Onun bu kadar evrensel olmasını sağlayan, tarihe mal olmuş askerlik dehası, devlet adamlığı ve insani yönünün üstünlüğüdür.
O, kendisini milletinin hizmetkârı gören, milletine tutkun Türk ve Türkiye sevdalısı bir insandır. Hiçbir zaman büyüklük taslamamış, ne yapmışsa, Türk milleti ve dünya uluslarının refah ve mutluluğu için yapmıştır.
Atatürk, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun simgesidir. O, savaş meydanlarında kazandığı zaferleri, kalemle, fikirle ve eğitimle taçlandırmış bir liderdir. Onun en büyük zaferi, bir ulusu yeniden ayağa kaldırmak, özgürlüğe ve bağımsızlığa inandırmak olmuştur. “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” sözleri, bu inancın en yalın ifadesidir.
Atatürk’ün en büyük mirası, özgür düşünen bireyler yetiştiren çağdaş bir eğitim sistemidir. O, eğitimi sadece bilgi aktarımı olarak değil; aklın, bilimin ve sorgulamanın ışığında bir yaşam biçimi olarak görmüştür. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” derken, aslında Türk milletinin yolunu aydınlatacak pusulayı da göstermiştir.
Bu özellikleri nedeniyle her 10 Kasım sabahı saat dokuzu beş geçe, Türkiye’nin dört bir yanında hayat durur. Sokaklarda, okullarda, meydanlarda derin bir sessizlik hâkim olur. Bu sessizlik, bir kaybın hüznü değil; bir minnetin, bir saygının ve bir vefanın ifadesidir. Çünkü 10 Kasım, sadece Mustafa Kemal Atatürk’ü anma günü değil, onun fikirlerini, ideallerini ve mirasını yeniden hatırlama günüdür.
Her 10 Kasım’da içimizi saran o tarifsiz duygunun ardında, bir ulusun bağımsızlık mücadelesinin onuru yatar. Saat dokuzu beş geçe sirenler çaldığında, yalnızca bir lidere değil, bir ideali selamlarız. Bu ülkenin insanları olarak, onun gösterdiği yolda ilerlemenin ne kadar elzem olduğunu hatırlarız.
Atatürk, artık sadece bir isim ya da bir tarih figürü değil; bir düşünce biçimidir. Onu anmak, onun cesaretini, kararlılığını ve insana olan inancını yaşatmaktır. Her 10 Kasım, aynı zamanda bir yenilenme çağrısıdır.
Bugün Atatürk’ü anmak, yalnızca geçmişe bir saygı duruşu değildir. Onu anlamak, çağın gerekliliklerini kavrayabilmek, bilimde, sanatta ve insanlıkta ilerlemeyi ilke edinmek demektir. Çünkü Atatürk’ün vizyonu, sadece bir döneme değil, geleceğe yöneliktir. O, Türk milletinin millî birlik ve bütünlük içinde çok çalışarak çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabileceğine inanmıştır.
Bugün bizlere düşen görev, bıraktığı emanete sahip çıkmaktır. Çünkü Atatürk’ü unutmamak demek Onun kurduğu Cumhuriyet’e, değerlerine ve ilkelerine sadık kalmak, bizlere bıraktığı özgürlüğü, bilimi, çağdaşlığı ve bağımsızlığı korumaktır. “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir” sözüyle de gençlere büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Türk gençliği ise bıraktığı emaneti sonsuza kadar korumaya ant içmiştir.
Mimarı olduğu güzel yurdumuzun tüm fertlerinin amacı, onun ilkeleri ışığında yakın tarihin tecrübelerini unutmadan, çok çalışarak ülkemizi hedef gösterdiği lider ülke konumuna getirmektir.
Atatürk bizden biridir. Artık onu anmanın değil; anlamanın zamanıdır. Sonsuzluğa uğurladığımız büyük lider, hâlâ her birimizin yüreğinde yaşamaktadır. 10 Kasım’da yüreklerimizde yankılanan sessizlik, aslında sonsuza dek sürecek bir teşekkürdür. İlkeleri ve yüreklerimizdeki sevgisi daima var olacaktır.
Bugün iç ve dış düşmanlarımıza karşı en güzel cevabı; onu anmayı bırakıp anladığımız zaman, onu yakamızda taşıdığımız kadar fikir ve eylemlerimize taşıyabildiğimiz zaman, onu özlediğimiz kadar özümsediğimiz zaman, ona uyan diye yalvaran değil, daima uyanık olduğumuz zaman, onun önerileriyle onunla yarışan, ezberci değil eylemci yeni Atatürkleri yetiştirerek verebiliriz.
1
Keşkek, Aydın’ın Düğün Yemeği Değildir
1492 kez okundu
2
Büyükşehir Yasasını Bilmeyenlerin “Mezarlık Siyaseti”
731 kez okundu
3
Okula Değil, Hayata Hazırlamak
665 kez okundu
4
Gecikmenin Adı İhmal, Sorumlusu Sağlık Müdürüdür
618 kez okundu
5
Mühendislikten Nasibini Almamış Yeni Dörtyol Köprülü Kavşak Projesi
555 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Teşekkürler müdürüm.