DOLAR

40,2601$% 0.13

EURO

46,7458% 0.13

GRAM ALTIN

4.316,24%0,46

ÇEYREK ALTIN

7.009,00%0,17

TAM ALTIN

27.951,00%0,17

BİTCOİN

4784136฿%1.67421

Sabah Vakti a 02:00
Aydın AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Bir Dönem Herkesin FETÖ’cü Olduğu Unutuldu

15 Temmuz’dan sonra Türkiye’nin yaşadığı kırılmayı anlamak için büyük analizlere gerek yok. Sokaklarda, kurumlarda, sivil toplum kuruluşlarında ve sendikalarda hep aynı cümle yankılandı: “O FETÖ’cüydü.” Bu tür ithamlar; bazen bir terfi dosyasının kenarına iliştirildi, bazen de bir atama yazısının altı çizilerek şüphe bulutu hâline getirildi. Bu durum, maalesef birçok insanın ömrünü ve geleceğini kararttı. Oysa hafızayı biraz zorladığımızda şu gerçeği inkâr edemeyiz: 2015 öncesinde bu yapı devletin dışında değil, bizzat merkezindeydi. Bugün hâlâ hafızalarda tazeliğini koruyan ve devletin en üst makamınca dile getirilen “Ne istedilerse verdik, ne dedilerse yaptık” itirafı, bir muhalefet iddiası değil; bir dönemin yönetim pratiğinin özetiydi. Bakanların, milletvekillerinin ve iş dünyasının bu yapının etkinliklerinde boy göstermesi sıradan bir durumdu. Peki, o gün el ele yürüyenler bugün nasıl oluyor da tek tek “temiz” ilan edilirken başkaları hâlâ şüpheli kategorisinde tutuluyor?

Aydın’da Kurumlar ve İsimler Üzerinden Yürütülen Sessiz Linç

Aydın’da son yıllarda dikkat çeken bir durum var. Devlet kurumlarında, siyasi partilerde ve meslek odalarında görev alan bazı isimler hakkında fısıltı gazetesi hiç susmuyor. FETÖ’den soruşturma geçirdiği, açığa alındığı veya geçmişte Bank Asya’da hesabı olduğu gibi iddialar, belge olmaksızın dolaşıma sokuluyor. Üstelik bu kişiler; güvenlik soruşturmasından geçmiş, arşiv araştırması tamamlanmış ve devletin istihbarat birimlerinden onay almış insanlar olmasına rağmen sosyal medyada ve kulislerde hedef gösteriliyorlar. Bu yaklaşım sadece kişileri değil, bizzat devleti ve kurumlarını da itham altında bırakan bir güvensizlik ortamı yaratmaktadır. Eğer devletin atadığı bir kişi hâlâ zan altındaysa, asıl sorun o kişide değil, sistemi sorgulatan bu dedikodu mekanizmasındadır.

İntikam Duygusuyla Kişi ve Kurumlara İftira Atılıyor

Bugün gelinen noktada FETÖ suçlaması, bazıları için kişisel intikam ve tehdit aracına dönüşmüş durumdadır. İşini yaptıramayan, makam alamayan veya rakibini saf dışı bırakmak isteyen herkesin dilinde aynı yafta beliriyor. Oysa hukuk çok nettir; suç niyetle değil, delille ispatlanır. Zan hüküm olmadığı gibi, dedikodu da adalet değildir. Türk Ceza Kanunu’na göre bir kişiyi işlemediği bir suçla itham etmek iftiradır ve ağır yaptırımları vardır. Ayrıca kişilik haklarına saldırı ve itibar suikastı açıkça bir suçtur. Bugün “nasıl olsa bir şey olmaz” diyerek fütursuzca dile getirilen her cümle, yarın ağır tazminat ve ceza davalarına konu olan birer mahkeme dosyasına dönüşebilir.

Unutulan Bir Gerçek ve Adalet Beklentisi

En acı olanı ise şudur: Bir dönem bu yapıyla aynı karede yer alanlar bugün susarak ya da unutturarak yoluna devam ederken, hiçbir somut suçu bulunmayan insanlar hâlâ zan altında bırakılıyor. Bu durum ne adalete ne de vicdana sığar. 15 Temmuz ile gerçek anlamda hesaplaşmak; ancak hukukla, delille ve yargıyla mümkündür; ima ile fısıltı ile ya da sosyal linç ile değil. FETÖ’cü demek, delil sunmaktan daha kolay bir yol olarak seçilmemelidir. Aksi hâlde bir gün herkesin geçmişi kazılır ve bu toplumsal huzuru tamamen yok eder.

Unutulmamalıdır ki adalet, bir gün herkese lazım olacaktır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP