40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
4.316,24%0,46
7.009,00%0,17
27.951,00%0,17
4784136฿%1.67421
02:00
Aydın Şehir Hastanesi’yle ilgili açıklamalar yıllardır aynı cümlelerin etrafında dönüyor: “Açıyoruz, açacağız, çok yakında” şeklindeki haberler ve siyasi açıklamalarla toplumsal algı oluşturuldu.
Son olarak 1 Aralık’ta açılacağı duyuruldu ama yine gerçekleşmedi. Hangi servis açılacak, bunları bile kamuoyu hâlâ tam olarak bilmiyor.
AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem’in açıklamasını duyunca; anladım ki açılacak olan “Şehir Hastanesi” DEĞİL “Şehrin Tek Hastanesi” olacak.
AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem’in açıklamasına göre Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Devlet Hastaneleri Şehir Hastanesine taşınacaklarmış. Bu durumda şehirde ADÜ Araştırma Hastanesinden sonra tek hastane Şehir Hastanesi olacak.
Fakat ortada çok daha ciddi, çok daha vahim ve çok daha hesap sorulması gereken bir başka tablo var. Bu hastanenin tıbbî cihazları bir fabrikanın deposunda kimler tarafından 2 yıl bekletildi?
2 yıl önceki teknoloji ile satın alınan bu cihazların hesabını kim verecek?
2020’de temeli atılan, 2 yılda tamamlanacağı öngörülen Aydın Şehir Hastanesi bugün hâlâ açılacak. 1 Aralık 2025’e yetişmedi. 2026’da bile hasta kabulüne başlamaktan uzak bir noktada.
Peki, 2026’nın ilkbaharında ancak tüm servisleriyle hasta kabul edebileceği öngörülen bu hastanenin tıbbî cihazları hangi tarihte satın alındı?
Bu sorunun cevabı kritik çünkü: Eğer cihazlar 2021–2022 teknolojisiyle alınmışsa ve yıllarca bir fabrikanın deposunda bekletildiği biliniyorken, 2026’da açılacak bir şehir hastanesi 4 yıl öncesinin teknolojisiyle hizmet vermeye başlayacak demektir.
Tıbbî cihazda dört yıl, başka bir sektörde yirmi yıldır. Bu süre içinde görüntüleme teknolojileri, ameliyat destek sistemleri, yapay zekâ tabanlı tanı yöntemleri, radyoterapi altyapıları bile baştan aşağı değişebilir.
O hâlde herkesin aklına aynı sorular geliyor: Bu alımlar kim tarafından, hangi firmalardan yapıldı? Hangi planlama hatası yüzünden cihazlar yıllarca depoda bekletildi? Bu cihazları şehrin en modern hastanesine “yeni teknoloji” diye takmanın hesabını kim verecek? Yoksa hastane açılmadan cihazların garanti süresi doluyor mu?
Aydın’da kamu yatırımlarında planlama hatası artık kronik bir hastalık hâline geldi. (Denizli-Aydın Otoyolu, Adliye yeri gibi)
Ama bu hastalık Aydın’ın gelişimine büyük zarar veriyor.
Bu tabloya kim “planlama” diyebilir?
Bu ancak kamu ihale sürecinin şeffaf yürütülmediği, bütçe takvimlerinin doğru yönetilmediği, bürokratik gecikmelerin zincir hâline geldiği bir organizasyonsuzluğun net bir fotoğrafı demektir karşımızdaki.
Kamuoyu merak edip bilgi istiyor: Bu durumun sorumluları kimler?
Yıllardır cebinden vergisini ödeyen Aydınlı vatandaş şunu bilmek istiyor:
Bu sorulara cevap vermek, siyasî bir lütuf değil, kamu adına yürütülen bir projenin kamuya hesap verme zorunluluğudur.
Aydın Şehir Hastanesinin “dev yatırım” diye sunulması tek başına yeterli değil. Hastane modern olacaksa, içindeki teknoloji de modern olmalı.
Aydın halkı vitrini değil, hizmeti görmek istiyor. Eğer 2026’da tüm servisleriyle açılacak bir hastane, 2022 teknolojisiyle çalışacaksa, bu durum yalnızca bir sağlık hizmeti sorunu değildir.
Bu, planlamanın, öngörünün ve kamu yönetiminin sınıfta kalmasıdır. Ve bu sınıfta kalmanın sorumlularının kim olduğu, bu sürecin neden böyle yönetildiği, kamu kaynaklarının doğru kullanılıp kullanılmadığının hesabı sorulmalıdır.
1
Keşkek, Aydın’ın Düğün Yemeği Değildir
1492 kez okundu
2
Büyükşehir Yasasını Bilmeyenlerin “Mezarlık Siyaseti”
731 kez okundu
3
Okula Değil, Hayata Hazırlamak
665 kez okundu
4
Gecikmenin Adı İhmal, Sorumlusu Sağlık Müdürüdür
618 kez okundu
5
Mühendislikten Nasibini Almamış Yeni Dörtyol Köprülü Kavşak Projesi
555 kez okundu