48,6538$%0,05
56,1755€%-0,02
6.807,38%1,39
11.133,00%1,41
44.377,00%1,41
3687791฿%-0.7195
02:00
İnsan onuruna yakışır, güvenli ve destekleyici bir ortamda eğitim görmek, çocuklarımızın en temel haklarından biridir. Son yıllarda eğitim ortamlarında giderek daha görünür hâl almasına rağmen bulunduğu her türlü sosyal çevrede gözlemlenebilen akran zorbalığı, çocukların sessiz bir şekilde yaşadığı derin bir toplumsal sorundur. Akran zorbalığının yaygınlaşmasında en önemli etkenlerden biri, yetişkinlerin bu durumu fark edememesi ya da hafife almasıdır. Oysa ki çocukların yaşadığı her sorun yetişkinlerin sorumluluk alanına girer. Öğretmenlerin sınıf içi iletişimde daha dikkatli gözlem yapması, ebeveynlerin çocuk ile düzenli diyalog kurması ve okulların zorbalığa karşı açık bir politika izlemesi bu noktada büyük önem taşır. Tüm çocukların eğitim alma ve her türlü fiziksel veya psikolojik şiddet, saldırı veya istismardan korunma hakkı vardır. Zorbalık bir istisna değildir.
Okul ortamlarında sıkça karşılaşılan akran zorbalığı, akran grubu içinde fiziksel, duygusal ya da sosyal biçimde zarar veren, tekrar tekrar yaşanan saldırgan davranış biçimi olarak tanımlanmaktadır.
Diğer bir ifadeyle okullarda akran zorbalığı, bir veya birkaç öğrencinin bir başka öğrenciyi kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz bıraktığı bir istismar türüdür. Tek bir olaydan ziyade bir davranış örüntüsüdür.
Akran zorbalığı hayatın her döneminde görülebilir olmasına rağmen okul çağındaki çocuklar arasında daha sık görülmektedir. Yapılan araştırmalar 7 – 15 yaş arasında daha yoğun olduğunu belirlemiştir. İlk zorbalık örnekleri ise çocukların sosyal becerilerinin geliştiği ve arkadaş çevresi oluşturmaya başladığı 6-7 yaşlarında gözlemlenmektedir.
Geniş bir alanı kapsayan akran zorbalığı, fiziksel, duygusal, sözel, sosyal, siber, cinsel ve eşya zorbalığı şeklinde çeşitlendirilebilir. Akran zorbalığı hem yüz yüze hem de çevrim içi ortamlarda gerçekleşebilir.
Akran zorbalığı yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret değildir. Tehdit, dışlama, küçümseyici söylem, dalga geçme, arkadan dedikodu yapma, alay etme, eşyalarına el koyma, ödevini yaptırma veya kendisine yiyecek aldırma, görmezden gelme, cinsel saldırı ve dijital ortamda taciz gibi çeşitli şekillerde kendini gösterebilir. En tehlikeli yanı ise çocukların çoğunun bu durumu ‘şikâyet edilmez’ bir kader gibi kabullenmesidir.
Zorbalık, yalnızca o an yaşanan bir olay değildir; çocuğun öz güvenini, sosyal ilişkilerini ve geleceğe bakışını derinden etkileyen bir travmadır. Zorbalık fiziksel etkilerinin yanı sıra çocuklar üzerinde zararlı ve uzun süreli etkilere neden olabilir. Uzmanlar, akran zorbalığına maruz kalan çocukların uzun vadede duygusal ve zihinsel sağlık sorunları, madde bağımlılığı, kaygı bozuklukları, depresyon, uyku problemleri, kâbuslar, yoğun korku, intihar eğilimi, yeme bozuklukları, okul isteksizliği, agresif davranışlar, başarısızlık korkusu ve toplumsal uyum zorluklarıyla karşılaşabileceğini belirtiyor.
Zorbalık yapanların genellikle öz güven ya da uyum konusunda problem yaşayan, yüksek bir sosyal statü ya da güce sahip olan, saldırganlık dürtüsünü kontrol edemeyen, öfke sorunu yaşayan, daha iri, daha güçlü veya popüler olarak algılanan çocuklar oldukları görülmektedir.
En savunmasız durumdaki çocukların akran zorbalığına maruz kalma riski daha yüksektir. Bunlar genellikle kendini ifade etme konusunda çekingen ve utangaç çocuklar, ötekileştirilen topluluklara mensup çocuklar, aileleri yoksul olan çocuklar, farklı cinsiyet kimliklerine sahip olan çocuklar, engeli olan çocuklar ya da göçmen ve mülteci çocuklardır. Erkek çocukları daha çok fiziksel zorbalığa maruz kalırken, kız çocuklarının psikolojik zorbalığa maruz kalma olasılığı daha yüksektir.
Bazı çocuklar genellikle zorbalığa uğradığını yaşadığı baskı ve korkular nedeniyle sözlü olarak ifade etmeyebilirler. Bu durumda ebeveynler ve öğretmenler çocukların zorbalığa uğrayıp uğramadığının farkına varabilmeleri için çocukların duygu durumlarını yakından takip etmelidir. Aşağıdaki davranışların gözlemlenmesi durumunda okul yetkilileriyle iletişime geçilmesi ve bu olumsuz davranışların nedenlerinin irdelenmesi önemlidir:
Zorbalığın altında yatan nedenler çok boyutludur ve genellikle bireysel, ailesel ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkar. Akran zorbalığının nedenleri olarak şunlar belirtilebilir:
Akran zorbalığını önlemek, çocuklarımızın fiziksel ve duygusal güvenliğini sağlamakla başlar. Unutmayalım ki her çocuk saygı, sevgi ve korunmaya layıktır. Toplum olarak bu sorunun çözümünde hepimize önemli görevler düşmektedir. Farkındalık yaratmak, empati geliştirmek ve güvende hissettirmek önemlidir. Akran zorbalığını durdurmanın ilk adımı, çocuğu yargılamadan dinlemek ve anlamaktır. Bunun dışında atılabilecek adımlar şunlardır:
Unutmayalım ki her çocuk, korunmaya ve değer görmeye layıktır. Akran zorbalığını önlemek yalnızca çocuklarımızı değil, geleceğimizi de korumak demektir.
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı