DOLAR

48,6502$%0,05

EURO

56,1519%-0,05

GRAM ALTIN

6.795,03%1,21

ÇEYREK ALTIN

11.114,00%1,24

TAM ALTIN

44.299,00%1,23

BİTCOİN

3675395฿%-1.93806

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Aydın Gazeteciler Cemiyeti Kimi Temsil Ediyor?

Aydın’da basının yaşadığı sorunlar yeni değil; ama bazı dernek yöneticilerinin “duyarsızlıkta” sınırları zorlaması, şu günlerdeki yaşanan olaylar karşısında yalnızca komik değil, trajiktir.

Çünkü mesele bir basın toplantısına katılmak, bir belediye başkanının açıklamalarını takip etmek değil; mesele, gazetecinin mesleğini yapma hakkına yönelen açık ve pervasız bir saldırıya karşı duruş ortaya koymak, basın çalışanlarına sahip çıkmak ve tepki göstermektir.

Aydın Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Polat Bora Mersin, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in basın toplantısına katılan gazetecileri sosyal medyadan topluca “YANDAŞ” ilan ettiğinde, beklenen en doğal refleks neydi?

Basın meslek örgütlerinin dik durması, meslektaşlarını sahiplenmesi, en azından “Dur bakalım, sen kimsin de gazeteciyi fişliyorsun!” demesiydi.

Peki ne oldu?

Koskoca bir hiç.

Derin bir sessizlik.

Adeta “tepkisizliği” mesleki bir erdemmiş gibi pazarlayan bir derin hoşgörü.

Meclis Salonundaki “Güvenlik Ablukası”

Meclis Salonundaki “Güvenlik Ablukası” ve basına reva görülen muameleye de görmezlikten gelinmesi artık bu duyarsızlığa karşı bir tepki göstermeyi gerektirmektedir.

Aydın Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantıları artık adeta “üst düzey güvenlikli devlet zirvesi” formatında yapılıyor. Polis, zabıta ve özel güvenlik görevlilerinin gözetimi altında içeri alınan basın mensupları, sanki seçilmiş meclis üyelerinin değil de olağanüstü hâl komisyonunun toplantısını izlemeye çalışıyor gibi. Yakında parmak izi ve retina taraması ile alınırsak şaşmamak lazım.

Basına ayrılan bölüme “girmeleri”, “bir adım öne çıkmaları”, “bir kare fazla görüntü almaları” ise anında uyarı konusu oluyor. Flaşını yak, uyarı… Mikrofonu uzat, uyarı… Kareyi tam alamadın, yaklaşayım de, yine uyarı… Gazeteci çalışacak ama çalışmasına izin verilmeyen bir manzaraya karşı ses yükselten, tepki koyan bir basın temsilcisi ortada yok!

İronik ama gerçek: Aydın’da basının çalışma alanı bile artık sınırlı, dar alanda fotoğraf alma izni gibi.

Salonu Kim Dolduruyor? Gazetecinin Önünü Kim Tıkıyor?

Basın mensupları meclis toplantısını takip etmek için çabalarken, salonun arka sıraları kimlere ayrılıyor?

  • AK Parti il ve ilçe yöneticileri…
  • Gençlik ve kadın kolları…
  • Ve tabii ki ABB bürokratları…

Bu kalabalık öyle bir yerleşiyor ki, gazetecinin görüntü alma açısı kapanıyor, alan daralıyor, kadraj bozuluyor. Ama meslek örgütleri hâlâ sessiz.

“Basın nerede?” diye soran vatandaşa verilen yanıt belli: “Orada ama çalışmasına izin vermiyoruz.”

Peki Basın Dernekleri Ne Yapıyor? Ya da Daha Doğrusu “Ne Yapmıyorlar?”

Meslektaşlarına “YANDAŞ” damgası vuruluyor, meclis salonunda çalışma özgürlükleri kısıtlanıyor, fiziksel alan daraltılıyor, meslek onuru zedeleniyor… Ve bu dernekler üç maymunu oynuyor.

Sanki görevleri gazeteciyi savunmak değil de, kime kızılmaması gerektiğine dair derin bir sessizlik.

Tepki göstermesi gerekenlerin “tepkisizliğe” bu kadar gönüllü hâle gelmesi, Aydın basını adına en utanç verici başlıklardan birini oluşturuyor.

“Çünkü kimin çocuğunun kreş parası, kimine reklam ve ilan ödeneği, kiminin altında kiralık araç tahsisi…”

Sessiz Kalanlar, Sesine Sahip Çıkanları Yargılayamaz

Aksi durumda herkesin kirli çamaşırları önlerine çıkar.

Bir gazeteci basın toplantısına katıldığı için “YANDAŞ” ilan ediliyorsa, bu yalnızca gazeteciye değil, mesleğin kendisine yapılmış bir saldırıdır.

Ve meslek örgütleri bu saldırıya sessiz kaldıkça, aslında saldırıyı yapanın değil, saldırıya uğrayanın karşısında pozisyon almış olur.

Aydın’da basın özgürlüğü gerçekten önemseniyorsa, önce derneklerin kendi sessizlik konforunu bozması gerekir.

Çünkü unutmasınlar: Bu şehirde en gürültülü şey artık sessizliktir.

Gazeteciler cemiyeti başkanları asli görevinin protokollerde yer almaktan çok meslektaşlarının yanında yer almak olduğunu unutmamalıdırlar.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP