DOLAR

48,6526$%0,06

EURO

56,1852%0,00

GRAM ALTIN

6.812,36%1,46

ÇEYREK ALTIN

11.142,00%1,49

TAM ALTIN

44.410,00%1,49

BİTCOİN

3682104฿%-0.34607

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Üç Hilal Bir Siyasi Parti Değil, Bir Davanın Sembolüdür

Türk siyasetinde zaman zaman partiler, genel başkanlar ve uygulanan politikalar tartışılır. Bu tartışmaların odağında çoğu zaman Milliyetçi Hareket Partisi de yer alır. Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatından sonra MHP’nin izlediği siyasi çizgi, aldığı kararlar ve kurduğu ittifaklar ülkücü camianın farklı kesimleri tarafından sorgulanmış, eleştirilmiş veya desteklenmiştir.

Ancak bilinmesi gereken önemli bir gerçek vardır ki; MHP yönetimine yönelik eleştiriler ile Üç Hilal’e bağlılık aynı şey değildir.

Üç Hilal, yalnızca bir siyasi partinin amblemi değildir. O; Türk milliyetçiliğinin, devletin bekasının, milletin birliğinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün sembolüdür. Bu nedenle bir yönetim anlayışına veya günlük siyasi tercihlere yönelik eleştiriler, Üç Hilal’in temsil ettiği ülkücü ideale yönelmiş bir eleştiri olarak görülmemelidir.

Başbuğ Alparslan Türkeş’in en büyük mirası makamlar değil, fikirdir. Onun “Önce ülkem ve milletim, sonra partim, sonra ben” sözü, ülkücülüğün temel ahlakını ortaya koymuştur. Bu anlayış; şahısları değil davayı, makamları değil ilkeleri, günü değil geleceği esas alır.

Ülkücülük hiçbir zaman sadece seçim kazanmak için oluşturulmuş bir siyasi hareket olmamıştır. Ülkücülük; Türk milletinin bağımsızlığını, devletin ebedî varlığını ve millî kimliğin korunmasını esas alan bir fikir sistemidir. Bugün siyasetin dili değişebilir, kadrolar değişebilir, yöntemler değişebilir. Ancak değişmemesi gereken; Türk milletine hizmet etme ülküsü, devletin bekasına sahip çıkma iradesi ve millî değerleri koruma kararlılığıdır.

Bu fikrî mirasın en güçlü sembollerinden biri de Bozkurt’tur. Türk tarihinin derinliklerinden günümüze uzanan Bozkurt, yalnızca bir hayvan figürü değil; bağımsızlığın, cesaretin, istiklalin ve yeniden dirilişin sembolüdür. Türk destanlarında Bozkurt, yolunu kaybeden millete rehberlik eden, zor zamanlarda çıkış yolunu gösteren kutlu bir simge olarak anlatılır. Ülkücü hareket açısından Bozkurt; makam, mevki veya siyasi hesapların değil, Türk milletine adanmış idealist ruhun ifadesidir. Bozkurt’u sembol olarak benimseyen ülkücüler için bu işaret; fedakârlığı, vatan sevgisini, devletine sadakati ve Türk milletinin geleceği için hiçbir karşılık beklemeden mücadele etmeyi temsil eder. Bu nedenle Bozkurt, Üç Hilal’in ifade ettiği millî ve manevi davanın ayrılmaz bir parçası olarak görülmekte; geçmişten aldığı ilhamı geleceğe taşıyan ülkücü idealizmin en güçlü sembollerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Bu nedenle ülkücü camiada yapılan sorgulamaların hedefi dava değil, uygulamalardır. Çünkü ülkücülük, lidere bağlılık kadar, doğruyu söyleme cesaretini de gerektirir. Davaya sadakat; gerektiğinde eksikleri dile getirebilmek, yapılan hataların düzelmesini istemek ve ülkücü hareketin kuruluş ilkelerine sahip çıkabilmektir.

Bugün de yarın da Üç Hilal’in temsil ettiği değerler; vatan sevgisi, millî birlik, bağımsızlık, adalet, ahlak ve Türk milletinin ortak geleceğidir. Bu değerler herhangi bir kişinin, herhangi bir yönetimin veya herhangi bir dönemin üzerinde bir anlam taşımaktadır.

Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu iç ve dış tehditler düşünüldüğünde, Türk milliyetçiliğinin fikrî temellerine olan ihtiyaç azalmamış, aksine daha da artmıştır. Bu nedenle Üç Hilal’in temsil ettiği millî duruşun yaşatılması, yalnızca bir siyasi tercih değil, birçok ülkücü için tarihî bir sorumluluk olarak görülmektedir.

Sonuç olarak, MHP’nin bugünkü siyaseti eleştirilebilir veya desteklenebilir. Bu demokratik bir haktır. Ancak Üç Hilal’in temsil ettiği ülkücü dava ile günlük siyasi tartışmaları birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü kişiler gelir geçer, yönetimler değişir, siyasi şartlar farklılaşır. Fakat Türk milliyetçiliğinin temel ilkeleri, Başbuğ Alparslan Türkeş’in ortaya koyduğu ülkü ve Üç Hilal’in temsil ettiği millî ideal yaşamaya devam eder.

Üç Hilal; yalnızca geçmişin hatırası değil, geleceğe bırakılmış bir emanettir. Bu emanetin gerçek sahibi ise makamlar değil; Türk milletinin birliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ve bu uğurda hiçbir karşılık beklemeden mücadele edecek olan ülkücülerdir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP