DOLAR

48,6465$%0,05

EURO

56,1499%-0,05

GRAM ALTIN

6.801,08%1,30

ÇEYREK ALTIN

11.124,00%1,33

TAM ALTIN

44.338,00%1,32

BİTCOİN

3684794฿%-0.65568

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Şehit Kanıyla Kapanan O Çukurların Üzerinden On Bir Yıl Geçti

Türkiye Cumhuriyeti, PKK terör örgütünün silahlı faaliyetlerini sona erdirmek ve kalıcı toplumsal barışı sağlamak amacıyla 2000’li yılların ortalarından itibaren yeni bir siyasal yaklaşım benimsemiştir. Bu doğrultuda hazırlıkları 2005 sonrasında şekillenen ve 2012 yılında kamuoyuna duyurulan Çözüm Süreci; terörün sona erdirilmesi, demokratikleşme adımlarının güçlendirilmesi, Kürt kökenli vatandaşların hak ve taleplerine yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasını hedeflemiştir.

Süreç boyunca devlet ile PKK arasında Oslo ve İmralı merkezli görüşmeler yürütülmüş; 2013 Nevruz bildirisiyle örgüt, silahlı unsurlarını Türkiye sınırları dışına çekeceğini beyan etmiştir. 2014 yılında çıkarılan “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile süreç yasal bir zemine kavuşturulmuştur.

Ancak FETÖ/PDY’nin yargı ve emniyet teşkilatları içerisindeki sabote edici faaliyetleri, Suriye iç savaşının ortaya çıkardığı yeni güvenlik ortamı, PYD/YPG’nin bölgede güç kazanması, PKK’nın bu süreçte şehir yapılanmasını (YDG-H, KCK vb.) gizlice tahkim etmesi ve bölgesel gelişmeler, sürecin kırılganlığını önemli ölçüde artırmıştır. 22 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polis memurunun şehit edilmesinin ardından süreç fiilen sona ermiştir.

Terör örgütü PKK’nın yedi il ve on dokuz ilçe merkezinde sözde “özyönetim” ilan ederek hendekler kazması ve barikatlar kurması üzerine güvenlik güçleri, Hendek Operasyonları’nı başlatmıştır. Bu operasyonlarla kamu düzeninin yeniden tesis edilmesi, örgütün şehir yapılanmasının etkisiz hâle getirilmesi ve bölgenin normalleşmesi amaçlanmıştır. Buna karşılık örgüt, sahada sıkışan unsurlarını kurtarmak ve siyasi taleplerini devlete dayatmak amacıyla bombalı ve intihar saldırılarını artırmıştır.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre 22 Temmuz 2015 ile 31 Aralık 2016 tarihleri arasında PKK’nın gerçekleştirdiği terör saldırılarında 335 sivil hayatını kaybetmiş, 2.106 sivil yaralanmıştır. Aralarında Mardin Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk’ün de bulunduğu 859 güvenlik görevlisi ve kamu personeli şehit olmuş, 4.711 güvenlik görevlisi yaralanmıştır. Operasyonların yapıldığı bölgelerde 2.166 silah, binlerce mühimmat ve patlayıcı ele geçirilmiş; 3.630 hendek ve barikat kaldırılmış, 6.187 el yapımı patlayıcı (EYP) imha edilmiştir.

Devlet, 2017 yılı itibarıyla güvenlik stratejisinde köklü bir değişikliğe giderek tehditleri kaynağında etkisiz hâle getirmeyi esas alan proaktif ve kesintisiz mücadele anlayışını benimsemiştir. Bu süreçte PKK, yurt içindeki hareket kabiliyetini büyük ölçüde kaybederek sınır ötesindeki güvenli alanlara çekilmiş; eylem kapasitesindeki azalma sonrasında strateji değişikliğine giderek siyasi ve propaganda faaliyetlerine ağırlık vereceğini açıklamıştır.

Çözüm Süreci, Türkiye’nin terör sorununu siyasi ve sosyal yöntemlerle çözmeye yönelik en kapsamlı girişimlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Ancak iç ve dış güvenlik dinamikleri, bölgesel gelişmeler ve sürecin tarafları arasındaki karşılıklı güvensizlik nedeniyle sürdürülebilir olmamış; sürecin sona ermesiyle birlikte güvenlik odaklı mücadele yeniden ön plana çıkmıştır.

Hendek olaylarının üzerinden geçen on bir yılın ardından Türkiye’de terörün tamamen sona erdirilmesine yönelik yeni siyasi ve hukukî düzenlemeler yeniden kamuoyunun gündemine gelmiştir. Bu kapsamda, terörün kalıcı olarak sonlandırılması ve toplumsal barışın güçlendirilmesine yönelik yeni bir çerçeve kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine gelebileceğine ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır. Böyle bir sürecin kapsamı, içeriği ve uygulanma yöntemi ise yasama organının iradesi ile ilgili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenecektir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP