DOLAR

48,6538$%0,06

EURO

55,8615%-0,57

GRAM ALTIN

6.660,29%-0,80

ÇEYREK ALTIN

10.923,00%-0,50

TAM ALTIN

43.534,00%-0,51

BİTCOİN

3699550฿%0.21042

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Vefa’nın unutulduğu yerde haksızlık büyür

İnsanlığın Unutulduğu Yerde İnsanlık Eksilir
Vefasızlığın gölgesinde kaybolan değerler,
Hatır bilmeyenlerin dünyasında kıymetli kalabilmek,
Teşekkürün unutulduğu, vefanın tükendiği çağ,
Emek görülmeyince insan yorulur,
Kıymeti kaybedince anlayanların hikâyesi,
Haksızlığın alkışlandığı, vefanın susturulduğu zamanlar,
İyilik hatırlanmaz, menfaat unutulmaz,
Değer verenin değersizleştiği düzen,
Bir teşekkürün bile esirgendiği hayatlar,
Vefa azaldıkça insanlık yoksullaşır,
Kıymet bilmeyene verilen emek sessiz bir yorgunluktur,
Hatır bilmeyenlerin ardında kalan kırgınlıklar,
İnsan en çok unutulduğu yerden yaralanır,
Vefa bir erdemdir, herkes taşıyamaz,
Nankörlüğün normalleştiği bir çağın hikâyesi…

Bazı yaralar vardır, ne zaman açıldığı bilinmez. Yukarıda okuduğunuz bu başlıklar insanın içindeki eksik duyguların açığa çıktığı, bulunduğu hâlin başlıklarıdır.

İnsan hayatı boyunca birçok şey kaybeder. Para kaybeder, zaman kaybeder, fırsatlar kaybeder. Fakat en ağır kayıp; değer verdiği insanların gözünde değerini kaybettiğini fark ettiği andır. Çünkü maddi kayıpların telafisi vardır. Ancak gönülde açılan bazı yaraların izi ömür boyu kalır.

Vefayı unutuyor insan. Hatırı unutuyor. Kendilerine uzanan eli, dara düştüklerinde yanlarında duran insanları, en karanlık günlerinde omuz veren dostları unutuyorlar.

Ne gariptir ki insan bazen düşmanından değil, iyilik yaptığı kişiden yara alır. Düşmandan gelen kötülüğe hazırlıklısınız, fakat dost bildiğiniz birinin vefasızlığına hazırlıklı olamazsınız. Bugün birçok insanın kalbinde sessiz kırgınlıkları varsa sebebi yaşadığı zorluklar değil, gördüğü nankörlüktür.

İnsan her zaman emeğinin karşılığını para olarak beklemez. Bazen sadece bir teşekkür, bazen bir hatırlanmak, bazen de bir “iyi ki varsın” cümlesi yeterlidir. Fakat ne yazık ki teşekkür etmeyi unutmuş bir toplum hâline geldik.

Her şeyi hak olarak gören insanlar yetişiyor. Yapılan fedakârlıkları görev olarak sayıyorlar. Verilen emeği sıradanlaştırıyorlar. Yanlarında olanları cepte görüyorlar. Sonra da bir gün yalnız kaldıklarında hayatın neden bu kadar sessizleştiğini anlamıyorlar.

Vefa, insan olmanın en zarif tarafıdır. Vefa sadece hatırlanmak değildir; vefa geçmişe duyulan saygıdır. Bir fincanın kırk yıl hatırı varsa, bugün yıllarını veren insanların hiç mi hatırı yok?

Ne yazık ki çağımızın hastalığı unutmak değil, işine geldiği gibi hatırlanmaktır. İnsanlar menfaat gördüklerini unutmuyor fakat kendilerine yapılan iyilikleri kolayca siliyorlar. İşleri düşünce kapısını aşındırdıkları insanları, işleri düzeldiğinde tanımaz hâle geliyorlar. Bu yüzden günümüzde dostluklar azalıyor, ilişkiler yüzeyselleşiyor ve güven giderek yok oluyor.

Daha acısı ise haksızlığın normalleşmesi… Artık birçok kişi haklı olmakla güçlü olmayı karıştırıyor. Gücü elinde bulunduranın haklı sayıldığı bir düzen oluyor.

Tarih boyunca hiçbir güç adaletten büyük olmamıştır. Çünkü adalet gecikir ama kaybolmaz. Vicdan susturulur ama ölmez. İnsan bazen hakkını mahkemede alamaz, bazen çevresinden göremez, bazen sesini duyuramaz.

Hayatın çok güçlü bir terazisi vardır. Kimsenin göremediği yerde tartar, kimsenin müdahale edemediği yerde hükmünü verir. Bu yüzden haksızlık yapanlar çoğu zaman kazandıklarını zannederler. Kaybettikleri şey paradan, makamdan ve güçten çok daha değerlidir: İnsanlıklarını…

İnsanı büyük yapan serveti değil, karakteridir.

Bugün çevremize baktığımızda takdir etmenin bile lüks hâline geldiğini görüyoruz. İnsanlar eleştirmekte cömert, teşekkür etmekte cimri. Kusur aramakta usta, değer vermekte yetersiz.

Oysa takdir edilen emek büyür, görmezden gelinen emek ise zamanla susar. Bir insanın yorgunluğu yaptığı işten değil, görülmeyen çabasındadır. En ağır yük sırtımızdakiler değil, değersizleştirilen emeklerimizdir.

Belki de bu yüzden birçok insan artık kırgın. Verdiklerinin karşılığını bekledikleri için değil, verdiklerinin yok sayılmasından yoruldu.

Fakat bütün bunlara rağmen insanı insan yapan şey, başkalarının eksikliği değil; kendi duruşudur.

Vefasızlık gördüğünüzde vefanızı kaybetmeyin. Haksızlığa uğradığınızda adalet duygunuzu kaybetmeyin. Teşekkür görmediğinizde iyilik yapmaktan vazgeçmeyin. Asıl mesele başkalarının nasıl davrandığı değil, sizin kim olduğunuzdur.

Ve unutulmamalıdır ki…
Vefa bir yük değil, karakter meselesidir.
Teşekkür bir nezaket değil, insanlık göstergesidir.
Kıymet bilmek bir meziyet değil, vicdanın sesidir.

İnsanlığın gerçek sınavı, kendisine yapılan iyiliği ne kadar hatırladığıyla ölçülür. Çünkü gün gelir para biter, makam gider, kalabalıklar dağılır. Ama geriye tek bir soru kalır: “Sana iyilik yapanlara karşı nasıl bir insan oldun?” İşte insanın gerçek değeri, bu soruya verebildiği cevapta saklıdır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP