DOLAR

48,6688$%0,04

EURO

55,8510%0,15

GRAM ALTIN

6.668,79%-0,67

ÇEYREK ALTIN

10.933,00%-0,41

TAM ALTIN

43.579,00%-0,41

BİTCOİN

3701719฿%0.45664

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Su Gibi Olmak

İnsan, bazen bütün kuvvetini yanlış yerde harcıyor. Karşısına çıkan her engeli kaldırması, söylenen her söze karşılık vermesi, uğradığı her haksızlığın hesabını o anda sorması gerektiğini düşünüyor. Böyle olunca günlerimiz; kırıcı bir cümlenin, trafikte yaşanan küçük bir gerilimin, aile içinde uzayıp giden bir tartışmanın peşinde tükenip gidiyor.

Hayat önümüze küçücük bir taş bırakıyor; biz yolumuza bakmak yerine onun başında bekliyoruz.

Sufilerin “su gibi ol” öğüdü, insanın bu hâline söylenmiş gibidir. Çünkü akarsu, karşılaştığı her şeyi düşman saymaz. Önüne bir engel çıktığında onunla didişmez; kıyısından geçer, başka bir aralık bulur, yönünü kaybetmeden ilerler. Maksadı taşı yenmek değil, varacağı yere ulaşmaktır.

Bizim oralarda, İç Anadolu’da tabiat insana bunu erkenden öğretir. Kış ayazlı, toprak sert, mesafeler uzundur. Her rüzgâra göğüs verilmez; kimi zaman başını biraz eğip yürümek gerekir. Bu davranış boyun bükmek değildir. Gücünü, fayda vermeyecek bir çekişmede tüketmemektir.

Her söze cevap vermemek korkaklık sayılmaz. Her tartışmaya katılmamak yenilgi değildir. Bazı insanları değiştirmek için uğraşırken kendi ömrümüzü geciktiririz. Bir kapı kapanmışsa önünde yıllarca beklemek yerine, açık kalan pencereye bakmak gerekir. Zira insanın asıl vazifesi, önüne çıkan her şeyi düzeltmek değil; kendi istikametini korumaktır.

Yine de bütün engellerin çevresinden dolaşılmaz. Bazen karşımıza ufak bir taş değil, geçit vermeyen koca bir kaya çıkar. Hastalık, geçim derdi, yıllarca emek isteyen bir meslek, korunması gereken bir yuva yahut savunulması gereken bir hak… İşte o vakit akarsu kaçmaz; damla damla aynı yere düşer. Kayayı delen, suyun bir anda gösterdiği kuvvet değil, vazgeçmeden sürdürdüğü harekettir.

Sabır da bundan başka nedir ki? Sessizce oturup kader beklemek değil; netice hemen görünmese bile doğru bildiğin işi devam ettirmektir. Her gün birkaç sayfa okumak, borcun azını ödemek, kırılan güveni küçük davranışlarla onarmak, düştüğünde yeniden doğrulmaktır.

İnsan büyük sonuçlara hayran olur, fakat onları meydana getiren küçük adımları çoğu kez önemsemez. Oysa bir kitap tek gecede yazılmaz; her gün eklenen birkaç satırla tamamlanır. Bir aile gösterişli sözlerle değil, zamanında yerine getirilen sade vaatlerle ayakta durur. Bir ömür de ansızın değişmez; tekrar edilen doğru tercihlerle yön kazanır.

Montaigne’in denemelerinde sıkça hatırlattığı gibi, mesele uzun yaşamak değil, yaşanan zamanı hakkıyla değerlendirmektir. Hakkıyla yaşamak ise her mücadeleden galip çıkmak anlamına gelmez. Nerede konuşacağını, ne zaman susacağını; hangi engeli aşacağını, hangisini geride bırakacağını bilmek demektir.

Tutukluluk gözden geçirme duruşması beklerken şimdi paylaşmaya kararlıyım bunları.

Akan su berraklaşır, durgun kalan bulanır. İnsan da eski bir kırgınlığın içinde fazla beklerse içi ağırlaşır. Geçmişten ders alınır; fakat oraya ev kurulmaz. İlerlemek, unutmak değildir. Yaşananı inkâr etmeden, yükünü hafifleterek yola devam etmektir.

Bugün önümüzde çözülmemiş işler, içimizde dinmeyen sızılar bulunabilir. Hepsini bir günde ortadan kaldırmak zorunda değiliz. Bazen küçücük bir başlangıç yeter: Ertelenen telefonu açmak, yarım kalan işe dönmek, gönlünü kırdığımız kişiden özür dilemek ya da bir kez daha denemek…

Karşındaki engel ufaksa yanından geç. Kaçınılmazsa sabırla aşındır. Yeter ki istikametini unutma ve yürümekten vazgeçme. Çünkü yolunu bilen her dere, er geç denizini bulur.

Dadaloğlu’nun dilinden söylersek:

Kalktı göç eyledi Avşar illeri,
Ağır ağır giden iller bizimdir.
Arap atlar yakın eyler ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP