DOLAR

48,6538$%0,06

EURO

55,8615%-0,57

GRAM ALTIN

6.660,29%-0,80

ÇEYREK ALTIN

10.923,00%-0,50

TAM ALTIN

43.534,00%-0,51

BİTCOİN

3699550฿%0.21042

Sabah Vakti a 02:00
Aydın °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Rüzgârgülü ve Köksüzlük: Siyasette Rozet Değiştirmek

Siyasette Rozet DeğiştirmekSiyaset, doğası gereği inançların, toplumsal vizyonların ve fikirlerin çarpıştığı bir arenadır. Bir insanın zaman içinde okudukça, tecrübe ettikçe fikirlerinin olgunlaşması ve değişmesi son derece doğal, hatta takdir edilesi bir durumdur. Ancak siyasetteki “rozet değişimleri” her zaman derin bir fikri evrimin sonucu olmaz; çoğu zaman rüzgârın yönüne, gücün merkezine ve iktidar matematiğine göre şekillenir.

İşte tam bu noktada, “aslını gizlemek” veya “köksüzlük” mefhumu, siyaset sahnesinde çok daha keskin ve dramatik bir hal alır.

Fikri Evrim mi, Siyasi Göçebelik mi?

Dün en ağır sözlerle eleştirdiği, ideolojik olarak taban tabana zıt olduğu bir partinin kürsüsüne bugün alkışlar eşliğinde çıkan bir siyasetçi, sadece yakasındaki rozeti değiştirmiş olmaz; kendi geçmişinin, söylemlerinin ve ona inanan insanların hafızasının üzerine ağır bir perde çeker.

Bu perdeyi kapalı tutmak, yeni “aslına” uyum sağlamak için eski yol arkadaşlarına en sert eleştirileri yöneltmek zorunda kalır. Çünkü yeni girdiği evde kabul görmesinin yegâne yolu, eski evini ne kadar şiddetle reddettiğini kanıtlamasından geçer. Bu durum, siyasetçiyi sürekli bir “ispat” yorgunluğuna ve kendi geçmişiyle bitmek bilmeyen bir savaşa sürükler.

Varoluşçu filozof Jean-Paul Sartre, insanın kendi gerçeğinden kaçıp güce veya koşullara göre başka bir role bürünmesini “Kötü Niyet” (Mauvaise Foi) kavramıyla açıklar. Bunu siyasi arenaya uyarladığımızda karşımıza şu çarpıcı tablo çıkar:

“İnsan, inandığı davanın değil de menfaatinin gerektirdiği maskeyi takmaya başladığında, artık kendi iradesiyle var olan bir özne değil, sadece koşulların savurduğu bir nesnedir. Kendi gerçeğine ihanet eden, sonunda hiçbir şeye dönüşür.”

Güven İllüzyonu ve Yazısız Kural
Siyasette aslını gizleyerek taraf değiştirenler, geçiş yaptıkları ilk gün büyük bir zafer edasıyla karşılanırlar.
Kameralar patlar, tebrikler peş peşe gelir. Ancak siyasetin o soğuk ve yazısız kuralı, o salondaki herkesin bilinçaltında fısıldamaya devam eder:
“Dün makam ve rüzgâr için kendi davasını terk eden, yarın rüzgâr tersine esmeye başladığında bizi de terk edecektir.”

Kurt, tüyünü değiştirse de huyunu değiştirmez.

Aslını gizleyerek yeni bir kalıba giren siyasetçi, gücü elinde tuttuğu sürece etrafında kalabalıklar bulur ama asla derinden sevilmez, hiçbir “davanın” gerçek bir neferi olarak tarihe geçmez ve ona tam anlamıyla güvenilmez.

Devlet adamı ve şair Ziya Paşa,
meşhur Terkib-i Bend eserinde;
güce göre şekil alan, aslını ve niyetini süslü sözlerin, yeni rozetlerin arkasına saklayabileceğini düşünenlerin bu nafile çabasını, halkın o sessiz ama keskin ferasetiyle şu muazzam beyitte yüzlerine vurur:

“En ummadığın keşfeder esrâr-ı derûnun,
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”

(İçindeki o gizli sırları, aslını ve niyetini en beklemediğin kişi ortaya çıkarır; sen herkesi kör, bu âlemi aptal mı sanıyorsun?)

Sizce bir siyasetçinin gerçekten “fikri bir aydınlanma” yaşadığı için mi, yoksa salt “menfaat ve iktidar” için mi parti değiştirdiğini anlamamızı sağlayacak en şaşmaz ölçüt nedir?

bir daha ki seçimlerde bu duruma düşmemek için…!

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP