48,6509$%0,06
55,8731€%-0,54
6.727,55%0,20
11.031,00%0,48
43.967,00%0,48
3692214฿%0.95053
02:00
TÜİK verileri üzerinden bazı ilçelerin il statüsüne kavuşturulacağı yönündeki tartışmalar yeniden gündeme gelirken, gözler doğal olarak bir kez daha Nazilli’ye çevrilmiştir. Ekonomik canlılığı, sanayisi, nüfusu ve bölgesel çekim gücüyle Nazilli’nin bu tür değerlendirmelerde yer alması şaşırtıcı değildir. Aksine, bu durum uzun yıllardır ertelenen bir hakkın yeniden hatırlanması anlamına gelmektedir.
Nazilli, yalnızca bugünün ekonomik ve demografik göstergeleriyle öne çıkan bir kent değildir. Aynı zamanda Millî Mücadele yıllarında sergilediği teşkilatlanma kabiliyetiyle de Türk tarihinin dikkat çekici örneklerinden birine ev sahipliği yapmıştır.
Yunan işgali başladığında Osmanlı Devleti’nin bölgedeki merkezi otoritesi büyük ölçüde işlevsiz hâle gelmiş, birçok yerde olduğu gibi Nazilli’de de fiilî bir yönetim boşluğu ortaya çıkmıştı. Bu boşluk; yerel eşrafın, tüccarların, öğretmenlerin, hukukçuların, din adamlarının ve asker kökenli aydınların yanı sıra zeybeklerin öncülüğünde, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Nazilli Şubesi’nin etrafında hızla doldurulmuştur.
İşgal yıllarının olağanüstü şartlarında ortaya çıkan bu yapı, başlangıçta şehrin savunulması amacıyla teşekkül etmiş olsa da kısa sürede halkın güvenini kazanarak fiilî bir yönetim mekanizmasına dönüşmüştür. Şehrin düzenini sağlamak amacıyla mahkemeler ve idarî heyetler kurulmuş, ortak kararlarla sevk ve idare edilen millî müfrezeler bu yapının en güçlü dayanağı hâline gelmiştir. Halkın imkânları ölçüsünde toplanan savunma ve iaşe vergileri ise yönetiminin mali temelini oluşturmuş, gerekli kaynaklar yerel dayanışma sayesinde temin edilmiştir.
Güvenliği sağlayan, kamu düzenini koruyan ve mücadele ruhunu canlı tutan bu model, işgal ve kaos ortamında Nazilli’nin ayakta kalmasını sağlamıştır. Düzenlenen toplantılar ve bölgesel kongrelerle kurumsal bir nitelik kazanan hareket, Millî Mücadele’nin yerel örgütlenme kapasitesini gösteren en önemli örneklerden biri olarak tarihe geçmiştir.
Tarihi kaynaklarda ve hatıratlarda genellikle “Nazilli Muhtariyeti” olarak anılan, halk arasında ise zamanla “Nazilli Cumhuriyeti” adıyla hafızalara yerleşen bu yapı, işgal yıllarında direnişin en güçlü sembollerinden biri olmuştur. Kurulan sistem yalnızca bir savunma örgütü değil, aynı zamanda adalet, güvenlik ve yönetim hizmetlerini yerine getiren fiilî bir idare mekanizması olarak işlev görmüştür.
23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte Nazilli’deki yönetim anlayışı görevini tamamlamış ve büyük bir bağlılıkla millî iradeyi temsil eden merkezi otoriteye katılmıştır. Bu nedenle Nazilli’nin il olması yönündeki talepler yalnızca güncel bir idarî düzenleme arayışından ibaret değildir. Bu taleplerin arkasında, bir asrı aşan tarihsel bir hafıza ve güçlü bir yerel kimlik bulunmaktadır.
Bugün Nazilli’nin il statüsüne kavuşması tartışılırken yalnızca nüfus verilerine, ekonomik göstergelere, vergi ödeme kapasitesine veya diğer istatistiklere bakmak yeterli değildir. Nazilli’nin Millî Mücadele yıllarında ortaya koyduğu yönetim tecrübesini de dikkate almak gerekir. Çünkü Nazilli, yalnızca ekonomik ve demografik gücüyle değil; en zor zamanlarda gösterdiği teşkilatlanma kabiliyetiyle de bir merkez olabileceğini bundan bir asır önce tarih önünde ispatlamıştır.
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Alper Hocam; yıl 1965 ya da 1966. Nazilli Öğretmen Okulunda okuyorum. Sonradan Polis Okulu olan binada. Nazillide bir miting yapıldı. Tema: Nazilli Vilayet ommalıdır. Bizi okul da 7 artı 7 artı 9 üç grupla mitinge katıldı. Beden Eğitimi öretmenimizinsevk ve idareinde. Toplam 23 kişiyiz yani. Altımızda bir beyaz eşohman. Yalın ayak. Üst bölgemiz çıplak. Her birimizin göğsünde kırmızı yağlı boya ile kalın bir harf yazılı. Bana Y harfi düşmüştü. Harflerden (Nazilli Vilayet Olacaktır) kelimelir kurulu. En önde Nazill, ortada Vilayet, sonra da olacaktır kelimesini taşıyan grup miting kortejinin en önünde yürüdük. Resim Siyah beyaz olarak hala var bende. O gün bugün yapamadık vilayet.