48,6538$%0,06
55,8615€%-0,57
6.660,29%-0,80
10.923,00%-0,50
43.534,00%-0,51
3699550฿%0.21042
02:00
“Tiroidim var, bu yüzden kilo veremiyorum.”
Bu cümle, hipotiroidiyle yaşayan birçok kişinin ortak düşüncesi. Oysa mesele, çoğu zaman hastalığın kendisinden çok, onunla birlikte nasıl bir yaşam düzeni kurulduğuyla ilgilidir.
Hipotiroidi metabolizmayı yavaşlatır. Bu doğru. Ancak bu durum, kilo vermenin imkânsız olduğu anlamına gelmez. Sadece daha planlı ve dengeli bir yaklaşım gerektirir.
Az yemek çözüm değildir
Hipotiroidisi olan bireylerin sık yaptığı hatalardan biri, öğünleri azaltmak ve çok düşük kalorili diyetlere yönelmektir. Oysa bu yaklaşım, zaten yavaşlamış olan metabolizmayı daha da baskılar. Burada önemli olan, miktarı azaltmaktan çok içeriği düzenlemektir.
Küçük bir öneri: Ana öğünlerde protein kaynağı bulundurmak, hem tokluk süresini uzatır hem de kas kaybını önlemeye yardımcı olur.
Güne nasıl başlandığı önemlidir
Kahvaltıyı atlamak ya da yalnızca kahve ile güne başlamak, gün içinde daha dengesiz bir iştah kontrolüne yol açabilir.
Küçük bir öneri: Protein ve lif içeren bir kahvaltı, gün boyu daha dengeli bir kan şekeri sağlar. Yumurta, sebze ve tam tahıl içeren bir öğün bu açıdan iyi bir başlangıç olabilir.
“Sağlıklı” algısı her zaman doğru değildir
Piyasada “sağlıklı” olarak sunulan birçok ürün, gerçekte yüksek şeker içerebilir. Granola barlar, aromalı yoğurtlar ya da bazı hazır karışımlar buna örnektir.
Küçük bir öneri: Bir ürünün gerçekten dengeli olup olmadığını anlamak için etiketine bakılmalıdır. Protein oranı düşük, şeker oranı yüksek ürünler pratik görünse de uzun süre tok tutmaz.
Besin ögelerinde denge şarttır
İyot, selenyum ve çinko gibi mineraller tiroid fonksiyonları için önemlidir. Ancak bu noktada “fazlası daha iyidir” yaklaşımı doğru değildir. Özellikle iyot ve selenyumun gereğinden fazla alınması, tiroid üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.
Küçük bir öneri: Öncelikle besin çeşitliliği sağlanmalı; gerekli durumlarda ise takviye kullanımı uzman kontrolünde planlanmalıdır.
Sebzelerden kaçınmak gerekmez
Lahana, brokoli ve karnabahar gibi sebzeler uzun süre tiroid hastaları için sakıncalı olarak gösterilmiştir. Oysa bu besinler, normal porsiyonlarda ve özellikle pişirilmiş formda tüketildiğinde anlamlı bir olumsuz etki oluşturmaz.
Küçük bir öneri: Bu tür sebzeleri pişirerek tüketmek, olası etkileri azaltır ve güvenli bir tüketim sağlar.
Sindirim sistemi göz ardı edilmemelidir
Hipotiroidide sık görülen sorunlardan biri kabızlıktır. Ancak çoğu zaman bu durum yeterince önemsenmez.
Küçük bir öneri: Günlük beslenmede sebze, tam tahıl ve yeterli su tüketimi artırılmalı; fiziksel aktivite ihmal edilmemelidir.
Hareket, sürecin vazgeçilmezidir
Egzersiz yalnızca kalori yakmak için değil, metabolizmayı desteklemek için de gereklidir. Düzenli hareket, hem enerji seviyesini artırır hem de kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur.
Küçük bir öneri: Uzun ve zorlayıcı programlar yerine, sürdürülebilir bir hareket düzeni oluşturmak daha etkilidir.
Hipotiroidide beslenme, katı yasaklardan oluşan bir liste değildir. Aksine; doğru planlanmış, dengeli ve sürdürülebilir bir yaşam biçimidir. Çoğu zaman fark yaratan şey büyük değişiklikler değil; her gün tekrarlanan küçük ve doğru alışkanlıklardır.
⬇️
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı
Aydın’da trafik kazası: 3 ölü
İzmir’de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı, şüpheli gözaltında
Dumlupınar’dan Aydın’a: Kurtuluşa Uzanan 7 Gün
Aydın’da trafik kazası: 1’i bebek 4 yaralı
Nazilli’de üst geçide asılan maketle ilgili 1 kişi tutuklandı