40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
4.316,24%0,46
7.009,00%0,17
27.951,00%0,17
4784136฿%1.67421
02:00
Aydın’da bir süredir trajikomik bir mezarlık tiyatrosu sahneleniyor. Bu oyunda ise, “Büyükşehir Yasasını Bilmeyenler Sahne Alıyor.”
Sahnede kimler var? Bir tarafta CHP’li Büyükşehir Meclis Grubu, diğer tarafta ise yasa hükümlerini okumadığı hâlde yüksek sesle konuşmaya devam eden AK Parti yönetimi ve belediye başkanları.
Ve bu oyunun perdesi, 2014’te yürürlüğe giren Büyükşehir Kanunu’nun mezarlık, defin ve ilaçlama hizmetlerine ilişkin açık hükmünün hâlâ anlaşılmamış olmasıyla açılıyor.
Birinci Perde: 2014 Meclis Kararı – Unutulan Bir Yasa
Büyükşehir Kanunu’na göre mezarlık tahsisi, defin ve ilaçlama hizmetleri Büyükşehir Belediyesi’nin asli görevidir.
Bu tartışmaya açık değildir.
Yasa maddesi “yorumlanabilir” değil, “uygulanabilir” niteliktedir.
Ancak 2014 yılında Büyükşehir Meclisi, bu görevleri meclis kararıyla 17 ilçe belediyesine devretti. Yani Büyükşehir, yasanın kendisine yüklediği görevi “görev paylaşımı” bahanesiyle ilçe belediyelerine bırakmayı tercih etti.
Bugün aynı CHP grubu, yıllardır sürüncemede kalan uygulamayı düzeltmek için “Bu hizmetler Büyükşehir’e geri devredilsin” önergesi veriyor. Mecliste oylama yapılıyor, çoğunluk kabul ediyor.
Peki ne oluyor?
Bu kez AK Parti grubu ve 7 ilçe belediye başkanı çıkıp; “Biz o yetkiyi 2014’te aldık, vermiyoruz. Hizmeti yine biz yapacağız.” diye akıllarınca bir algı oluşturuyorlar.
Kusura bakmayın ama bu artık tercih değil, tamamen eşyanın tabiatına aykırı bir inat siyaseti.
İkinci Perde: Mezarlık Krizleri – Cenazenin Bile Siyasete Kurban Edilmesi
Mezarlık Krizleri: Efeler’de Kuyulu Mezarlığı’nda ortada kalan mezarlar, Kuşadası’nda 2 yıldır beklenen yeni mezarlık alanı talebi.
Geçmişte Efeler Belediyesi, Büyükşehir yeni mezarlık alanı tahsis etmediği için Kuyulu Mezarlığı’nı kullanmak istedi.
Sonuç ne oldu?
İdare Mahkemesi “Dur” dedi.
Karar açık: Mezarlık alanı tahsis etmek Büyükşehir’in işidir.
Efeler Belediyesi’nin bu yetkiyi kullanması hukuken mümkün değildir.
Cenazelerin ortada kalmaması, nereye defnedileceği, kimin yetkili olduğu, hangi alanın kullanılacağı belirsizliğe sürüklendi. Aydın’ın ortasında cenazenin bile siyasete kurban edildiği bir tablo oluştu.
Bugün aynı sorun Kuşadası’nda yaşanıyor. Kuşadası Belediyesi iki yıldır yeni mezarlık alanı istiyor.
Talep Büyükşehir tarafından karşılanmıyor.
İlçe sıkışıyor, vatandaş sıkışıyor, defin zorlaşıyor…
Ve hâlâ birileri 2014 meclis kararına sığınıp “Biz bakıyoruz, biz yapıyoruz” diyebiliyor.
Üçüncü Perde: İlaçlama – Yasa Çok Net, Cehalet İse Daha Net
İlaçlama hizmetleri de kanunen Büyükşehir Belediyesi’nin görevleri arasında.
Ancak Büyükşehir Meclisi, tıpkı mezarlık hizmetlerinde olduğu gibi bunu da 2014’te ilçelere devretmişti.
CHP grubu şimdi “Bu işi Büyükşehir yapsın, yetki aslına dönsün” dedi.
Meclis kabul etti.
Sonra ne oldu?
Bazı basın organlarında AK Parti yöneticileri ve AK Parti’ye transfer olan Büyükşehir belediye başkanı ile AK Parti ilçe Belediye başkanları demeç veriyorlar:
Gerçek şu: Eleştiri yapanların bir kısmı 375 maddelik Büyükşehir Kanunu’nun ilgili maddesini hayatında açıp okumamış. Yani mesele siyasi değil, düpedüz yasal cehalet.
Algı Operasyonunun Faturası Aydın Halkına
Bugün Aydın’da yaşanan şey çok açık:
Kanun ortada, gerçek ortada, cehalet ortada… Ve bütün bu hukuki karmaşanın bedelini ödeyen yine Aydın halkı.
Cenazesini nereye gömeceğini bilmeyen vatandaş mı suçlu? Sivrisinekten nefes alamayan mahalleliler mi suçlu? Mezarlık alanı bulamayan Büyükşehir belediyesi mi suçlu?
Yasayı bilmeden konuşanlar, bilgisi olmadan yönetenler, görev tanımı okumadan eleştiri yapanlar, ve en önemlisi, hukuku inada kurban eden siyasetçiler.
Büyükşehir Yasası bir siyasi görüş değildir.
Yasa, Büyükşehir başkanının üstünde bir metindir.
Bu kadar açık bir hükmü eğip bükerek CHP’yi suçlu göstermek, CHP’nin 2014’teki kararını unutup “görevden kaçıyor” algısı yaratmaya çalışmak, ve bütün bu süreci siyasi malzemeye dönüştürmek ne kadar gerçekçi bir siyaset?
Buna tek bir isim verilebilir: “Cehalet siyaseti.”
Ve cehaletin siyasetteki en tehlikeli hâli, “bilmemenin farkında olup, bildiğini de inkâr etmektir.”
Özlem Çerçioğlu transferden önce AK Parti grubuna karşı takındığı tavır ve davranışlar içinde “Aydın’da hizmet etmemize AK Parti engel oluyor” derken bugün bu durumu “CHP Grubu”na karşı kullanarak CHP Grubu’nun önergelerini “halka hizmet etmekten kaçıyorlar” diye algı yapıyor.
1
Keşkek, Aydın’ın Düğün Yemeği Değildir
1487 kez okundu
2
Büyükşehir Yasasını Bilmeyenlerin “Mezarlık Siyaseti”
729 kez okundu
3
Okula Değil, Hayata Hazırlamak
662 kez okundu
4
Gecikmenin Adı İhmal, Sorumlusu Sağlık Müdürüdür
616 kez okundu
5
Mühendislikten Nasibini Almamış Yeni Dörtyol Köprülü Kavşak Projesi
552 kez okundu