40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
4.316,24%0,46
7.009,00%0,17
27.951,00%0,17
4784136฿%1.67421
02:00
Eskiden bir emekli kartı vardı ve o kart ceplerde gururla taşınırdı. Bankada ya da bir devlet dairesinde o kart bir gösterilirdi ki herkes imrenirdi. Çünkü o kart; yıllarını devlete ve millete vermiş, evini arabasını almış, çocuklarını okutup evlendirmiş birinin gururla dinlenme vaktine geçtiğinin nişanesiydi. İş yerinde veya mahallede kim emekli olsa bir düğün havası eser, komşular tebrike gelir, “Allah ağız tadıyla harcamayı nasip etsin” derlerdi. Emeklilik; çalışmanın, alın terinin ve emeğin taçlandığı, torun sevilip hobilerle vakit geçirilecek o müstesna dönemdi.
Peki, ya şimdiki zamanda emekli olmak nasıl bir duygu? Şimdi emekli olana o eski şık kartlar bile verilmiyor. Bir bankamatik kartı cüzdanın köşesine iliştirilmiş sadece aydan aya o kısıtlı maaşı çekmeye yarıyor. Emekli artık “indirim var mı” diye market market dolaşıp alışverişini nasıl daha ucuza getireceğinin hesabını yapıyor. Ayda iki kilo et ya da kıyma alabilmek lüks hâline gelmiş durumda. Altmış beş yaş üstü büyüklerimiz, toplu taşıma araçlarına binerken şoförlerin kendilerine “bedavacı” gözüyle bakmasının verdiği o derin ezikliği iliklerine kadar hissediyor.

Bugün hangi emekliyle konuşsanız aynı feryadı duyarsınız: “Bu maaşla geçinemiyoruz.” Yıllarca prim yatıran, vergi ödeyen eller; markette raflara uzanıyor ama fiyatı görünce geri çekiliyor. Bir dede torununa harçlık veremediği için utanıyor, bir nine pazar tezgahında yarım kilo meyve alıp derin derin iç çekiyor. Kahveye gidip bir gazete okumak istese bir bardak çayın 20 lira olduğu gerçeğiyle eve kapanıyor. Emekli, kimseye muhtaç olmadan yaşama hakkını kaybetti ve kendi evlatlarına, komşularına yük olma korkusuyla boynu bükük yaşıyor.
Ağır ekonomik şartlar altında ezilen insanlara sadece “sabırlı olun” demek, bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında ve okullarında ömrünü tüketmiş insanlara haksızlıktır. Onlar yorgunluklarının ödülü olarak sadece sembolik bir kart değil; gerçek bir saygı ve insanca bir yaşam hak etmişlerdir. Devletin bütçesi zor durumdayken daraltılan ücretsiz ilaç listeleri ve artan katkı payları, ömrünü bu bütçeyi oluşturmaya adamış insanlara fatura edilmemelidir.
Bugün 16 bin lira gibi bir maaşla milyonlarca insanın geçinmeye mahkûm bırakıldığı unutulmamalıdır. Unutulmamalıdır ki emekliye gösterilen saygı, aslında kendi geleceğimize sahip çıkmaktır. Çünkü bugün görmezden geldiğimiz o nasırlı eller, yarın bizim aynaya baktığımızda göreceğimiz yorgun yüzler olacaktır. Bizler varlığı da yokluğu da bilen, cefayı çeken ama vefayı da unutmayan bir neslin çocuklarıyız. Yüreğimizdeki sevgiyi dünya malına değişmesek de emeğin hakkının teslim edilmesi bir lütuf değil, adaletin gereğidir.
1
Keşkek, Aydın’ın Düğün Yemeği Değildir
1486 kez okundu
2
Büyükşehir Yasasını Bilmeyenlerin “Mezarlık Siyaseti”
728 kez okundu
3
Okula Değil, Hayata Hazırlamak
661 kez okundu
4
Gecikmenin Adı İhmal, Sorumlusu Sağlık Müdürüdür
615 kez okundu
5
Mühendislikten Nasibini Almamış Yeni Dörtyol Köprülü Kavşak Projesi
552 kez okundu