40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
4.316,24%0,46
7.009,00%0,17
27.951,00%0,17
4784136฿%1.67421
02:00
Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte ekranlar hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Zamanında anne ve babalarımız bizi sokaktan toplamakta zorlanırken, şimdilerde bizler çocuklarımızı ekran başından almakta zorlanıyoruz. Akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon sayesinde artık bilgiye ulaşmak kolaylaşmıştır. Her sabah gözümüzü açar açmaz ilk telefon ekranına ve bildirimlere bakıyor, sosyal medyada geziniyor, videolar izliyor ve farkına varmadan saatlerimizi ekran karşısında geçiriyoruz. Bu teknolojik araçların bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı, ekran bağımlılığı adı altında yeni bir sorunu da beraberinde getirmiştir. Ekran bağımlılığı; çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubunu tehdit eden modern çağın en yaygın dijital sorunlarından biridir. Özellikle gelişim çağındaki çocuklar ve öğrenciler bu durumdan daha fazla etkilenmektedir.
Literatürde davranışsal bağımlılıklar kapsamında değerlendirilen ekran bağımlılığı; bireyin teknolojik cihazların kullanımı üzerindeki kontrolünü kaybetmesi, ekran başında geçirdiği süreyi sınırlandıramaması ve ekranlardan uzak kaldığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Bu bağımlılık; özellikle sosyal medya, dijital oyunlar ve video platformları üzerinden gelişerek kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik dengesini olumsuz etkilemektedir. Dünya genelinde gençlerin %70’inden fazlasının günde 4 saatten fazla ekran başında zaman geçirdiği ve aşırı kullanımın uyku problemlerini %60 oranında artırdığı gözlenmiştir. Türkiye’de yapılan araştırmalar da uzun süreli ekran kullanımının dikkat dağınıklığı ve akademik başarı düşüşü ile doğrudan ilişkili olduğunu tespit etmiştir.
Uzmanlar, sağlıklı bir gelişim için şu ekran sürelerinin aşılmamasını önermektedir:
Bu sürelerin gün içerisine bölünmesi, ebeveyn denetiminde olması ve aralara mutlaka en az 15 dakikalık fiziksel hareket içeren görevler eklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sosyal medya platformlarındaki beğeni alma isteği ve dijital oyunlardaki ödül sistemleri, gençlerin ekrana daha fazla yönelmesine neden olan başlıca unsurlardır. Bunun yanı sıra stres, yalnızlık ve aile içi iletişim eksikliği de bağımlılığı pekiştirmektedir. Ekran bağımlılığı; akademik başarının düşmesiyle birlikte göz yorgunluğu, duruş bozuklukları, kilo alımı ve sosyal izolasyon gibi hem fiziksel hem de psikolojik birçok soruna yol açmaktadır. Motivasyon kaybı, aşırı sinirlilik ve görevleri erteleme gibi sonuçlar bireyin yaşam kalitesini ciddi oranda düşürmektedir.
Teknolojiyi hayatımızdan tamamen çıkarmak mümkün değildir; ancak bilinçli kullanım esastır. Aile içinde teknoloji kullanım kuralları koymak, kitap okumak, sportif ve sanatsal faaliyetlere teşvik etmek ve yüz yüze iletişimi artırmak bu bağımlılıkla mücadelede en önemli adımlardır. Aileler ve eğitimciler, çocuklara rol model olmalı ve gerektiğinde uzman bir psikolog veya pedagogdan destek alınmalıdır. Sonuç olarak gerçek mutluluk ve sağlıklı ilişkiler ekranın ışığında değil; dokunabildiğimiz, paylaşabildiğimiz ve hissedebildiğimiz anlarda saklıdır. Ekranı yöneten birey olmak, bağımlılıktan özgürlüğe atılan en önemli adımdır.
1
Keşkek, Aydın’ın Düğün Yemeği Değildir
1486 kez okundu
2
Büyükşehir Yasasını Bilmeyenlerin “Mezarlık Siyaseti”
728 kez okundu
3
Okula Değil, Hayata Hazırlamak
661 kez okundu
4
Gecikmenin Adı İhmal, Sorumlusu Sağlık Müdürüdür
615 kez okundu
5
Mühendislikten Nasibini Almamış Yeni Dörtyol Köprülü Kavşak Projesi
552 kez okundu