40,2601$% 0.13
46,7458€% 0.13
4.316,24%0,46
7.009,00%0,17
27.951,00%0,17
4784136฿%1.67421
02:00
Bir Fenerbahçe taraftarı ve kongre üyesi olarak son günlerde kulübümüzün başkanı Sayın Sadettin Saran’a yönelik yürütülen itibarsızlaştırma girişimlerini büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyorum. Öncelikle altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri masumiyet karinesidir. Hiç kimse hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu ilan edilemez. İddialar, soruşturmalar ve hatta davalar dahi kişileri peşinen mahkûm etmeye yetmez. Bu ilke yalnızca hukukun değil, vicdanın da gereğidir.
Ne yazık ki Türkiye’de spor dünyasında sıkça gördüğümüz bir refleks yeniden devreye sokulmuştur. Fenerbahçe söz konusu olduğunda, özellikle de kulübün başkanı hedef alındığında, hukuki süreçlerden önce algı operasyonları devreye girmekte; sosyal medya ve kimi haber siteleri eliyle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu tabloya Fenerbahçe camiası yabancı değildir. Hepimizin hafızasında çok taze bir örnek vardır: 3 Temmuz süreci. O günlerde Fenerbahçe’ye yönelik yürütülen operasyonlar, yalnızca bir kulübü değil, milyonlarca taraftarın adalet duygusunu hedef almıştı. Yıllar sonra gerçekler ortaya çıkmış ve Fenerbahçe’nin haklılığı tescillenmiştir.
Bugün benzer bir senaryonun, farklı aktörlerle yeniden sahneye konulmaya çalışıldığını görmek kaygı vericidir. Sayın Sadettin Saran hakkında ortaya atılan iddialar elbette hukukun konusudur ve yargı mercileri tarafından değerlendirilecektir. Fakat bu değerlendirme tamamlanmadan, başkanın ve dolayısıyla Fenerbahçe’nin hedef hâline getirilmesi kabul edilemez. Fenerbahçe taraftarı şunu çok iyi bilir: Kulübümüz, masa başı oyunlarına ve algı operasyonlarına teslim edilecek bir camia değildir. 3 Temmuz’da nasıl ki milyonlarca insan kulübünün arkasında dimdik durmuşsa, bugün de aynı sağduyuya sahiptir.
Bu duruş, körü körüne bir savunma değildir; hukuka saygının ve masumiyet karinesine sahip çıkmanın duruşudur. Bizler yargının yerine geçmiyoruz; yalnızca yargı sonuçlanana kadar kimsenin linç edilmesine izin vermiyoruz. Sonuç olarak şunu açıkça ifade etmek isterim: Fenerbahçe, tarih boyunca birçok badire atlatmış; her seferinde taraftarıyla birlikte ayakta kalmayı başarmış bir kulüptür. Bugün de yapılması gereken; hukuki süreci sükûnetle takip etmek, algı operasyonlarına prim vermemek ve Fenerbahçe’nin onurunu savunmaktır. Adalet gecikebilir ama er ya da geç tecelli eder.
1
Keşkek, Aydın’ın Düğün Yemeği Değildir
1488 kez okundu
2
Büyükşehir Yasasını Bilmeyenlerin “Mezarlık Siyaseti”
729 kez okundu
3
Okula Değil, Hayata Hazırlamak
662 kez okundu
4
Gecikmenin Adı İhmal, Sorumlusu Sağlık Müdürüdür
617 kez okundu
5
Mühendislikten Nasibini Almamış Yeni Dörtyol Köprülü Kavşak Projesi
553 kez okundu